CENNET VE CEHENNEM
"Cennet ucuz değil; Cehennem dahi lüzumsuz değil." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)
"Mü’min Cennete lâyık ve kâfir Cehenneme muvafık bir mahiyet kesb eder." (Sözler, Altıncı Söz)
"İman, mânevî bir cennetin çekirdeğini taşıyor. Küfür dahi, mânevî bir cehennemin tohumunu saklıyor." (Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, Zeyl)
"Cennet olmazsa, Cehennem tâzip etmez." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)
"Dünya bir mezraadır. Mahşer ise bir beyderdir, harmandır. Cennet, Cehennem ise birer mahzendir." (Sözler, Onuncu Söz, Dokuzuncu Hakikat)
"Cennet ve Cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir." (Mektubat, Birinci Mektup, Üçüncü Sual)
"Kadîr-i Ezelî kâinatı çalkalar; kâinatı tasfiye edip, Cehennem ve Cehennemin maddeleri bir tarafa, Cennet ve Cennetin mevadd-ı münasebeleri başka tarafa çekilir; âlem-i âhiret tezahür eder." (Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat, Dördüncü Esas, İkinci Mesele)
"Dost dostuyla beraber Cennette bulunacaktır." (Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, Üçüncü Sual)
"Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye medar olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye de medardır." (Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, Giriş)
"Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar O'na kolaydır. Cenneti halk etmek, bir bahar kadar O'na rahattır." (Mektubat, Yirminci Mektup, Birinci Makam, Onuncu Kelime)
"Senin şu fâni dünyana bedel, bâki bir Cennet seni bekler." (Mektubat, Yirminci Mektup, Birinci Makam, Onuncu Kelime)
"Dünyada mâsiyetin âkıbeti, ikab-ı uhrevîye delildir." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)
"Küfür, Cehenneme duhulüne sebeptir. Öyle de, Cehennemin vücuduna ve icadına dahi sebeptir." (Sözler, Yirmi Sekizinci Söz, Zeyl)
"Nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır." (Şualar, On Birinci Şuâ, Sekizinci Mes'elenin bir Hülâsası)
"İbadet, Cennete girmek ve Cehennemden kurtulmak için kılınmaz; bozulur. Belki rızâ-yı İlâhî ve emr-i Rabbanî için yapılır." (Emirdağ Lâhikası-II, 93.Mektup)
"Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı Cennette bulunur." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)
"Nimetin devamı, nimetin zâtından daha kıymetlidir. Lezzetin bekàsı, lezzetten daha lezizdir. Cennette devam, cennetin fevkindedir." (Lem'alar, Yirmi Dokuzuncu Lem'a, İkinci Bab)
"Cehennemsiz, Cennetin pek çok lezzetleri gizli kalır." (Şualar, On Birinci Şuâ, Sekizinci Mes'elenin bir Hülâsası)
"Dünyada yalnız zayıf gölgeleri gösterilen esmâ, o Cennetin âyinelerinde en şâşaalı bir surette gösterilecektir." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)
"Letâif-i Cennet, cilve-i esmânın temessülâtıdır." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)
"Kabrin arkası için çalışınız; hakikî saadet ve lezzet ondadır." (Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup, Yedinci Sual)
"İsyan eden, Cehenneme müstehak olur." (Muhakemat, Birinci Makale, Altıncı Mukaddeme)
"Nihayetsiz cinayet ise nihayetsiz azabı icab eder." (Sözler, Onuncu Söz, Üçüncü İşaret)
"Nihayetsiz küçüklük içinde nihayetsiz büyük cinayet işliyorsun. Elbette ebedî, büyük cezaya müstehak olursun." (Sözler, Onuncu Söz, Sekizinci Hakikat)
"Şu ateş azabı, Kur’ân’a imtisal etmeyen kâfirlere hazırlanmıştır." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 23-24.Âyetin tefsiri)
"Cehennem matvîdir, yani bükülmüştür, yani tam açık değildir. Demek Cehennemin, bir yumurta gibi, arzın merkezinde mevcut ve bilâhere tezahür edeceği, mümkinattandır." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 23-24.Âyetin tefsiri)
"En bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin." (Mektubat, On Altıncı Mektup, Beşinci Nokta)