DESİSE, EVHAM, VEHİM, VESVESE
"Vesvese öyle bir şeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Giriş)
"Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir. Zira, mantıkça, tahayyül, hüküm değildir. Şetm ise hükümdür." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Birinci Vecih)
"Vesvesenin zararı, tevehhüm-ü zarardır. Yani, onu zararlı tevehhüm etmekle, kalben mutazarrır olmaktır." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Birinci Vecih)
"Nasıl ki senin namazın edeb-i nezihânesinin vesilesi olan zahirî taharete, batnının bâtınındaki necaset ona tesir etmez ve bozmaz. Öyle de, maânî-i mukaddesenin, suret-i mülevveseye mücavereti zarar etmez." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, İkinci Vecih)
"Vesveseli adam, imkân-ı zâtî ile imkân-ı zihnîyi birbiriyle iltibas eder. Yani, bir şeyi zâtında mümkün görse, o şeyi zihnen dahi mümkün ve aklen meşkûk tevehhüm eder." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Beşinci Vecih)
"İmkân-ı zâtî ise yakîn-i ilmîye münâfi değil ve zaruret-i zihniyeye zıddiyeti yoktur." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Beşinci Vecih)
"İfrâta varmamak, hem galebe çalmamak şartıyla, asl-ı vesvese teyakkuza sebeptir, taharrîye dâîdir, ciddiyete vesiledir. Lâkaytlığı atar, tehâvünü def eder." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Beşinci Vecih)
"Hayal veya fikir âyinesinde küfriyâtın ve şirkin akisleri ve dalâletin gölgeleri ve şetimli çirkin sözlerin hayalleri itikadı bozmaz, imanı tağyir etmez, hürmetli edebi kırmaz." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Altıncı İşaret)
"Bazan şeytan, kalb üstündeki lümmesi cihetinde, Cenâb-ı Hak hakkında fena sözler söyler. O adam zanneder ki, onun kalbi bozulmuş ki böyle söylüyor; titriyor. Halbuki onun titremesi ve korkması ve adem-i rızası delildir ki, o sözler kalbinden gelmiyor." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Altıncı İşaret)
"Bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes’uliyet altına da giremezler. Bazan o lâtifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Altıncı İşaret)
"Nefis ve hevâ ve his ve vehim bazan aldatıyorlar. Onun için bazan şiddetli ikaz olunuyorsunuz. Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a, İkinci Mani)
"Tefekkür gafleti izale eder. Dikkat, teemmül, evham zulümatını dağıtıyor." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'z-Zeyl)
"Vesveselerin, ne hakaik-i İlâhiyeye ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur. Evet, pis bir menzilin deliklerinden semânın güneş ve yıldızlarına, cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa, o deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz. Ve fena bir tesir etmez." (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)
"Namaz ve ibâdet esnasında, gerek şeytan tarafından, gerek nefsi tarafından pek fena, pis ve çirkin vesveseler, hâtıralar, sinekler gibi kalbe, akla hücum ederler. Bu gibi hevâî, vehmî ve çirkin şeylerin def'iyle uğraşan adam, o vesveselere mağlup olur." (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)
"O çirkin sözler senin kalbinin sözleri değil. Çünkü senin kalbin ondan müteessir ve müteessiftir. Belki kalbe yakın olan lümme-i şeytanîden geliyor." (Mesnevi-i Nuriye, Hubab, Haşiye)
"Âfâkî malûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan malûmat, evham ve vesveselerden hâli olamıyor. Amma, bizzat vicdanî bir şuura mahal olan enfüsî ve dahilî malûmat ise, evham ve ihtimallerden temizdir." (Mesnevi-i Nuriye, Habbe)
"Neticenin kayyûmu imandır. Burhan, ancak onu görmek için bir menfezdir. Veya bir süpürge gibi, o neticeye konan vehimleri süpürür." (Mesnevi-i Nuriye, Şemme)
"Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)
"Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan müzahraf medeniyete lânet!" (Sünûhat)
"Kuvve-i şeheviye ve gadabiye ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nâkile iki cihaz hükmündedir." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Beşinci İşaret)
"Fikir, kendini eğlendirmek için rastgele bir şeyle meşgul olur. Şeytan fırsat bulur. Pis şeyleri önüne serpiyor, sürüyor." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, Üçüncü Vecih)
"Şeytanlar ve şeytanlara uyanlar, dalâlete sülûk ettikleri için, küçük bir hareketle çok tahribat yapabilirler." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Üçüncü İşaret)
"Âyinede yılanın sureti ısırmaz ve ateşin misali yandırmaz ve murdarın aksi telvis etmez." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Altıncı İşaret)
"Cinnî şeytanın vücuduna kat’î bir delili, insî şeytanın vücududur." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Onuncu İşaret)
"Çok şeylerin asıl vücudu yakîn iken, vehim onda tasarruf ederek, tâ imkândan, imtinâ derecesine çıkarıyor." (Muhakemat, Birinci Makale, Üçüncü Mesele)