Türkçe 1600x1200
İçerikler
Çocuklarınızı şu üç sevgiyle terbiye ediniz: Peygamberin sevgisi; Onun Ehl-i Beytinin sevgisi ve Kur'ân okumak (sevgisi). Hadis (Deylemi)
İnsanoğlunun bir vadi dolusu malı olsa ikincisini ister. Onun gözünü ancak, bir karış toprak doyurur. (Müslim, Zekât, 117)
Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı islamdır. Bediüzzaman
"Eğer kulumuza indirdiğimiz kitap hakkında bir kuşkunuz varsa, siz de onun benzeri bir sûre getirin. Allah’tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın eğer iddianızda doğru iseniz. Bunu yapamazsanızki yapamayacaksınız kâfirler için hazırlanmış, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten sakının. (Bakara Suresi, 23-24) Kur’ân, inmeye başladığı günden itibaren, bu ve benzeri âyetlerle inkârcılara meydan okumuş ve bu kitabın Allah kelâmı olduğundan kuşku duyanları, onun benzerini getirmeye çağırmıştır. Edebiyatın revaçta bulunduğu bir devirde, aralarında pek çok belâgat ehli kimsenin de bulunduğu müşrikler, eğer bu meydan okumaya cevap verebilselerdi, Müslümanlara karşı giriştikleri mücadeleyi söz ile kazanmış olacaklar ve onlarla savaşmak zorunda kalmayacaklardı. Aradan geçen on dört asırdan sonra bugün, Kur’ân, bir yandan milyarlarca insanın dillerinde ve gönüllerinde yaşarken, bir yandan da bütün inkârcılara karşı aynı şekilde meydan okumaya devam ediyor. "
Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil; lâakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at. (Sözler)
Cenâb-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden neyi kazanır?""; yani, ""Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına belâ bulur. Mektubat | Altıncı Mektup | 30
İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir; göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar. Risale-i Nur Külliyatı
İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler. Bakara Suresi, 277
Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyâ-yı din ile olur şu milletin ihyâsı. Risale-i Nur Külliyatı | Sözler
Bizi maddî cihette kurun-u vustâda durduran ve tevkif eden, altı tane hastalıktır. O hastalıklar da bunlardır: Birincisi: Ye’sin, ümitsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi. İkincisi: Sıdkın hayat-ı içtimaiye-i siyasiyede ölmesi. Üçüncüsü: Adavete muhabbet. Dördüncüsü: Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları bilmemek. Beşincisi: Çeşit çeşit sarî hastalıklar gibi intişar eden istibdat. Altıncısı: Menfaat-i şahsiyesine himmeti hasretmek. Hutbe-i Şâmiye | Arabî Hutbe-i Şamiye eserinin tercümesi
Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Münazarat
Baharımızda yeryüzünü bir mahşer eden, yüz bin haşir numunelerini icâd eden Kadîr-i Mutlaka, Cennetin icâdı nasıl ağır olabilir? Sözler
Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır. Veda Hutbesi'nden
Hayat veren yalnız odur. Öyle ise her şeyim halikı dahi yalnız odur. Çünkü kainatın ruhu, nuru mayesi, esası, neticesi, hulasası hayattır. Hayatı veren kim ise bütün kainatın yaratıcısıda odur. Hayatı veren elbette odur, Hayy-u kayyumdur. Mektubat
Şimdi bak Allah'ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor. Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir; O herşeye hakkıyla kâdirdir. (Rum Sûresi: 50.)
Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir. Tevbe Sûresi, 128
Bana, “Sen şuna buna niçin sataştın?” diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler! Risale-i Nur Külliyatı | Tarihçe-i Hayat
“(Vahdehu) mânen der: Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temelluk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle halledilir.” {Mektubat 20.mektup}
"Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir." (Yasin Sûresi 21. Ayet Meali)
"Her dediğin DOĞRU OLMALI. Fakat her DOĞRUYU DEMEK DOĞRU DEĞİLDİR. (Bediüzzaman)"
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Ali İmran-103.
Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillâh” der, sert taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahmân namına” der; herşey ona muhassar olur. (Sözler Risalesi)
Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurât Sûresi 6.ayet)
Her kışdan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev-i beşerin dahi bir sabahı, bir baharı olacak; İnşâallah... Hakikat-ı İslâmiyenin güneşi ile sulh-u umumî dairesinde hakikî medeniyeti görmeyi, rahmet-i İlâhiyyeden bekliyebilirsiniz...(Bediüzzaman)
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba, Yola geldim lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber. Ağlayıp nalân edip düştüm yola tenha garib, Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran bîhaber. Niyazi Mısri
Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir. (Fussilet suresi: 41:34)
Bu zamanın ve gelecek asırların müslümanları ve bizler, kur'an-ı azimüşşanın tefsiri olan öyle bir rehbere muhtacız ki, tahkiki iman dersleriyle, iman mertebelerinde terakki ve teali ettirsin. Hem, korkak değil, bilakis risale-i nur talebeleri gibi cesur ve kahraman ve faal ve amel-i salih sahibi, mütedeyyin, müttaki ve bununla beraber şahsi rahatlık ve menfaatlerini iman ve islamiyetin kurtuluşu uğrunda feda eden, fedai ve mücahid müslümanlar yetiştirsin, neme lazımcılıktan kurtarsın. Sözler 718
Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir. Sözler
Nimet ve rahmet-i ilahiyenin fiyatı, şükürdür. Risale-i Nur Külliyatı
Herşeyde bir güzellik ciheti var ve rahmetin bir cilvesi var. Risale-i Nur Külliyatı
Resul-i ekrem (a.s) ferman etmiş: “Ben ve benden evvel gelen peygamberlerin en ziyade faziletli ve kıymetli sözleri, La İlahe İllallah kelamıdır.
Benim Rabb-ı Rahîm'im dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve güneşi, o haneme bir lâmba; ve baharı, bir deste gül; ve yazı, bir sofra-i nimet; ve hayvanı, bana hizmetkâr yaptı. Ve nebatatı, o hanemin zînetli levazımatı yapmıştır. Risale-i Nur Külliyatından
Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur. Risale-i Nur Külliyatı
Evet, Allah'a abd ve hizmetkâr olana herşey hizmetkâr olur. Bu da, herşey Allah'ın mülk ve malı olduğunu iman ve iz'an ile olur. Risale-i Nur Külliyatı
Kainatı elinde tutamayan, zerreyi halk edemez. Risale-i Nur Külliyatı
Kendini tanıttırmak için, kâinatı bu kadar hadsiz masraflarla, baştan başa harikalar içinde yaratan ve binler dillerle kemâlâtını söylettiren, elbette Kendi sözleriyle dahi kendini tanıttıracak. Risale-i Nur Külliyatı
Bu kâinattaki görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütemâdiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatıyla ayinedarlık dilleriyle o güzelin cemâlini tavsif ve târif eder. Şualar
Kur’ân hem zikirdir, hem fikirdir, hem hikmettir, hem ilimdir, hem hakikattir, hem şeriattır, hem sadırlara şifa, mü’minlere hüdâ ve rahmettir. Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Bu çiçek kimin turrası ise, kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise, elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler Onun mühürleridir, sikkeleridir. Risale-i Nur Külliyatından
Bu kâinattaki görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütetmâdiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatıyla ayinedarlık dilleriyle o güzelin cemâlini tavsif ve târif eder. Risale-i Nur Külliyatı
Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur’andır. Risale-i Nur Külliyatı
Ramazan-ı Şerif, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta, bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır. Risale-i Nur Külliyatı
Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa’al ve kudretli bir Zâtın hârika işlerine bak. Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadiseler de başıboş olamazlar. Risale-i Nur Külliyatından
Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir. İnsanlar onun semereleridir. Bu semerelerden en ziyadar, nurlu, ahsen, ekrem, eşref, eltaf Seyyidü’l-Enbiyâ ve’l-Mürselîn, İmâmü’l-Müttakîn, Habîbi Rabbü’l-Âlemîn Hazret-i Muhammed’dir. Risale-i Nur Külliyatı
Bütün dinlere üstün kılmak üzere Resulünü hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Buna şahit olarak Allah yeter. Muhammed Allah’ın Resulüdür. Fetih Sûresi
Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lâzım olan levazımatı tedarik etmekle mükelleftir. Sözler

















































