Türkçe 1920x1200
İçerikler
"Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik."
(Sözler, On Yedinci Sözün İkinci Makamı)
"Risale-i Nur’un mesleği, nezihâne ve nazikâne ve kavl-i leyyindir."
(Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a)
"Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir."
(Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, Üçüncü Nükte)
"Âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır."
(Sözler, Üçüncü Söz)
"Namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibkà eder."
(Sözler, Dördüncü Söz)
"Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder."
(Münâzarat)
"Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir."
(Emirdağ Lâhikası-I, 20.Mektup)
"Evvel âhir tavsiyemiz, tesanüdünüzü muhafaza; enâniyet, benlik, rekabetten tahaffuz ve itidal-i dem ve ihtiyattır."
(Şualar, On Üçüncü Şuâ)
- "Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvveti ve ittihadı emreden yüzer esaslı rabıta-i kudsiye mâbeyninizde varken, iftirakı iktiza eden cüz’î meseleleri bırakmak elzemdir."
(Lem'alar, Dördüncü Lem'a, Dördüncü Nükte)
"İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder."
(23.Söz, 1.Mebhas, 3.Nokta)
"Bayrama kadar benim yüzümü dünyaya çevirmeyiniz. Ben sizi düşünmediğim gibi, siz dahi beni unutunuz."
(Emirdağ Lâhikası-I, 117.Mektup)
"Zekât vermek ve iktisat etmek, malda bittecrübe sebeb-i bereket olduğu gibi, israf etmekle zekât vermemek, sebeb-i ref-i bereket olduğuna hadsiz vakıat vardır."
(Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a, Yedinci Nükte)
"Kur’ân’ı dinlersen, âlâ-yı illiyyîne çıkar, kâinatın bir güzel takvimi olursun."
(Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas, Dördüncü Nükte)
"Ramazan-ı Şerifte her bir harfin on değil, bin; ve Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin her bir harfi binler; ve Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir."
(Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Risale olan İkinci Kısım)
"Karanlıklı bu hayât-ı dünyeviyenin en nûrânî Leyle-i Kadri ramazândır."
(Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Risale olan İkinci Kısım, Yedinci Nükte)
"Hakkın şe’ni ittifaktır. Faziletin şe’ni tesanüddür. Düstur-u teâvünün şe’ni, birbirinin imdadına yetişmektir."
(Sözler, On İkinci Söz, Üçüncü Esas)
"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. Âmin."
(Sözler, Altıncı Söz)
"Nur mesleğinde, mü’minlerin uhuvveti esastır."
(Emirdağ Lâhikası-I, 132.Mektup)
"Said’i bilenler bilirler ki, mümkün olduğu kadar tekfirden çekinir. Hattâ sarih küfrü bir adamdan görse de, yine te’vile çalışır, onu tekfir etmez."
(Şualar, On Dördüncü Şuâ)
"Tembellikle namazı terk eden veyahut kıymetini bilmeyen, ne kadar cahil, ne derece hâsir, ne kadar zararlı olduğunu bilâhare anlar, ama iş işten geçer."
(İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 3. âyetin Tefsiri)
(Mektubat, Yirminci Mektup, Giriş, Mukaddime)
"Ecnebîlerin tâğutlarıyla ve fünun-u tabiiyeleriyle dalâlete gidenlere ve onları körü körüne taklit edip ittibâ edenlere binler nefrin ve teessüfler!"
(Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Beşinci Nota)
"Seksen küsur sene mânevî ve bâki bir ömrü kazandırmak sırrını taşıyan şuhur-u selâsenizi ve leyle-i Regaibinizi bütün ruhumla tebrik ediyorum."
(Kastamonu Lâhikası, 161.Mektup)
"İnsanın sair zîhayatlar üstündeki tefevvuku ve rütbesi ise, yüksek seciyeleri ve cemiyetli istidatları ve küllî ubudiyetleri ve geniş vücudî daireleri itibarıyladır."
(Şualar, On Birinci Şuâ, Sekizinci Mes'elenin bir Hülâsası)
"Biz ücretimizi almışız; ona göre hizmetle ve ubûdiyetle muvazzafız."
(Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Beşinci Dal, İkinci Meyve)
"Hayatımızı ve haysiyetimizi ve dünyevî saadetimizi Risale-i Nur’un en kuvvetli rabıtası olan tesanüde feda etmeye mükellefiz."
(Kastamonu Lâhikası, 149.Mektup)
"Kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir."
(Şualar, Beşinci Şua, İkinci Makam, On Beşinci Mesele)
"Hem şan ve şeref-i millet-i İslâmiye, hem sevab-ı âhiret, hem cemiyet-i milliye, hem hamiyet-i İslâmiye, hem hubb-u vatan, hem hubb-u din ile mütehassis olmalıyız."
(Divan-ı Harb-i Örfî)
"Namazı terk eden adam, Sultan-ı Ezel ve Ebedin raiyeti hükmünde olan mevcudatın hukukuna ehemmiyetli bir tecavüz ve mânevî bir zulüm eder."
(Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a, Hatime, Birinci Sual)
"Aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimi ve ciddi ve vefadarane hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedakârane merhamet ile olabilir."
(Şualar, Dokuzuncu Şua)
"Tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbu ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder."
(Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas, İkinci Vecih)
"Sünnet-i Seniyye, saadet-i dâreynin temel taşıdır ve kemâlâtın madeni ve menbaıdır."
(Lem'alar, On Birinci Lem'a, Dokuzuncu Nükte)
"Kalp, ebedü’l-âbâda müteveccih açılmış bir penceredir; bu fâni dünyaya razı değildir."
(Mesnevi-i Nuriye, Habbe)
- "Muvaffakiyet, niyet-i halisenin refikidir."
(Âsâr-ı Bediiye)
"Cemaatle kıldıkları namaz ve sair ibadetlerinde büyük bir sır vardır ki her bir fert, kendi ibadetinden kazandığı miktardan pek fazla bir sevap cemaatten kazanıyor."
(Mesnevi-i Nuriye, Şu'le)
"Ey nefsim, hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i maksat yapsan ve ona daim çalışsan, en ednâ bir serçe kuşunun bir neferi hükmünde olursun."
(Sözler, Beşinci Söz)
"Ecnebîlerden alınan maddî bilgiler, san'at ve terakkiyâta ait ise, lâzımdır. Sefahete dâir ise muzırdır."
(Mesnevi-i Nuriye, Zeylû'l-Hubâb)
"Resul-i Ekrem hem abd, hem resul olduğundan, ubudiyet cihetiyle salât ister, risalet cihetiyle selâm ister."
(Barla Lâhikası, 220.Mektup)
"İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a’mâl-i salihadır. Sâlih amel ise, maddî ve mânevî hukuk-u ibâda tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın ifa etmekten ibarettir."
(Mesnevi-i Nuriye, Zeylû'l-Hubâb)
(Sözler, On Üçüncü Söz, Birkaç biçare gençlere verilen...)
(Divan-ı Harb-i Örfî, Hakikat)
tuzlu, acı yapardık. O halde şükretmeniz gerekmez mi?”
Vâkıa Sûresi, 56/68-70.
(Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a, Hususi Mektup)
Enfâl Sûresi 8/46.
Âyetü'l-Kübra - Risale-i Nur Külliyatı’ndan
"Kurtuluşun çare-i yegânesi, Kur'ana sarılmaktır."
(Sözler 761.sh - Risale-i Nur)
"Edebin envâını, Cenâb-ı Hak, Habibinde cem etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyyesini terk eden, edebi terk eder."
(Lem'alar, On Birinci Lem'a, Yedinci Nükte)
"Bir Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer."
(Şualar, Birinci Şuâ)
"Kurban olarak kesilen bir koyuna, âhirette cismanî bir vücud-u bâki vererek Sırat üstünde, sahibine burâk gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor."
(Sözler, On Yedinci Söz)

















































