Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev. Mana-yı ismiyle sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" de. "Ne kadar güzeldir" deme.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
İlim iki kısımdır: Bir nevi ilim var ki bir defa bilinse ve bir iki defa düşünülse kâfi gelir. Diğer bir kısmı, ekmek gibi su gibi her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte ulûm-u imaniye bu kısımdandır.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
اَدَّبَنِى رَبِّى فَاَحْسَنَ تَاْدِيبِى
“Rabbim bana edebi güzel bir surette ihsan etmiş, edeplendirmiş.”
(Hadis-i Şerif Meâli - el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 1:224)
Edebin envaını, Cenab-ı Hak habibinde cem’etmiştir. Onun sünnet-i seniyesini terk eden, edebi terk eder.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Âyâ bu insan zanneder mi ki başı boş kalacak? Hâşâ! Belki insan, ebede mebustur ve saadet-i ebediyeye ve şakavet-i daimeye namzettir. Küçük büyük, az çok her amelinden muhasebe görecek. Ya taltif veya tokat yiyecek.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
اَلزَّكَاةُ قَنْطَرَةُ الْاِسْلَامِ
“Zekât, İslâmın köprüsüdür.” (Hadis-i Şerif - el-Münzirî)
“Allah’a şirk koşmadan ibadet etmeye devam et, farz namazı kıl, farz olan zekâtı ver, Ramazan orucunu tut. İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de onlara öyle davran.”
(Hadis-i Şerif Meâli - İbn Hanbel, 384)
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan
Elli senelik bir manevî ibadet ömrünü ehl-i imana kazandırabilen Leyle-i Beratınızı ruh u canımızla tebrik ederiz. Her biriniz, şirket-i maneviye sırrıyla ve tesanüd-ü manevî feyziyle kırk bin lisanla tesbih eden bazı melekler gibi; her bir hâlis, muhlis Nur şakirdlerini kırk bin dil ile istiğfar ve ibadet etmiş gibi rahmet-i İlahiyeden kanaat-i tamme ile ümit ediyoruz.
Bediüzzaman Said Nursi
Ey eski çağların cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin ahfadı olan vatandaşlarım ve kardeşlerim! Beş yüz senedir yattığınız yeter. Artık uyanınız, sabahtır. Yoksa sahra-yı vahşette yatmakla, gaflet sizi yağma edecektir.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Kabrin arkası için çalışınız, hakiki saadet ve lezzet ondadır.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Her mü’minin namazı, onun bir nevi mi’racı hükmündedir. Ve o huzura lâyık olan kelimeler ise mi’rac-ı ekber-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâmda söylenen sözlerdir. Onları zikretmekle o kudsî sohbet tahattur edilir.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Ben, hizmet-i Kur’aniyedeki tam sadakat ve gayret ve sebat ve metanetinizi gördükten sonra tam bir istirahat-i kalp ile mevti ve eceli kabul eder “Arkamda siz varsınız, yeter.” diyerek dünyadan sürurla vedaya hazırım.
Bediüzzaman Said Nursi
Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas en büyük bir kuvvet en makbul bir şefaatçi en metin bir nokta-i istinad en kısa bir tarîk-ı hakikat en makbul bir dua-yı manevî en kerametli bir vesile-i makasıd en yüksek bir haslet en safi bir ubudiyet: İhlastır.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvela: Bütün ruh u canımızla receb-i şerifinizi ve şuhur-u selâsenizi tebrik edip Cenab-ı Erhamü'r-Râhimîn'den niyaz ediyoruz ki hakkınızda ve hakkımızda seksen sene bir manevî ömr-ü bâki kazandırmaya bu üç mübarek ayı vesile eylesin, âmin!
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
"Düşman istersen nefis yeter. Evet kendini beğenen, belayı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen, safayı bulur, rahmete gider." (Risale-i Nur Külliyatı’ndan)
Zaman gösterdi ki cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
İnsanın ebede uzanmış emelleri ve kâinatı ihata etmiş efkârları ve ebedî saadetlerinin envaına yayılmış arzuları gösterir ki bu insan ebed için halk edilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misafirhanedir ve âhiretine bir intizar salonudur.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Cenab-ı Hakk’ı bulan, neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden, neyi kazanır? Yani “Onu bulan her şeyi bulur; Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına bela bulur.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı; san'at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Risale-i Nur Külliyatı, Kur’an-ı Kerîm’in cihan-şümul bahçesinden derilen bir gül demetidir. Binaenaleyh onda, o mübarek ve İlahî bahçenin nuru, havası, ziyası ve kokusu vardır.
(Risale-i Nur Külliyatı’ndan)
En ehemmiyetsiz ve en küçük zannettiğimiz mahluklar, bazen sanat ve hilkat cihetinde en büyüğünden daha büyük olur.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Gecelerimiz çok karardı ve çok kararan gecelerin sabahları pek yakın olur.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur.” Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev. Mana-yı ismiyle sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" de. "Ne kadar güzeldir" deme.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Arının kanatçıklarına ve zehirli iğnesine ve dikenli çiçeklerin süngücüklerine ve çekirdeklerin sert kabuklarına bak ve hafîziyet ve hâfıziyet-i Rabbaniyenin letafetli cemalini gör.
Risale-i Nur Külliyatı’ndan