BİR TEK ZATA VERİLSE

“Hem, eşyanın îcâdı bir tek Zât’a verilse, bütün eşya bir tek şey gibi kolay olur...”(1)

Bu konuda verilen örneklerden ve getirilen delillerden birkaçını şöyle özetleyebiliriz:

İnsan bedenindeki bütün atomlar, hücreler ve bunlardan dokunan organlar bir tek ruhun emrindedirler. Böylece bütün bir beden bir tek hücre gibi kolay idâre edilir. O tek ruh olmazsa, bedendeki hârika icraatların her biri için ayrı bir ruh gerekir. Bedende iki ruh olursa beden fesada gider. Biri gözleri sağa yönlendirmek isterken diğeri sola çevirmek isteyecek, biri bir yöne gidilmesini irade ederken diğeri başka bir menzili arzu edecek ve bedende hiçbir icraat yapılamayacaktır. Organlardan verdiğimiz bu örneği hücrelere kadar yaygınlaştırabiliriz.

Bir başka örnek de güneşten veriliyor. Bir tek güneş bütün aynalarda, bütün parlak şeylerde, hatta karın parlak zerrelerinde aksini, tecellisini rahatlıkla gösterebiliyor. Bir iş diğerine mani olmuyor. Bir yaprağa ışık vermesiyle bütün ağaçları aydınlatması arasında bir fark olmuyor; her ikisini de aynı kolaylıkla yapıyor. O tecelliler bir tek güneşe verilmese, her parlak şeyin içinde onu aydınlatacak bir ışık kaynağının bulunduğunu kabul etmek gerekiyor.

Bir insan, zihninde planladığı bir makaleyi rahatlıkla kâğıda döküyor. Bir cümle yazdığı gibi yüzlerce cümle de yazabiliyor. O yazılar bir kâtibe verilmediği taktirde, kalemdeki mürekkep zerrelerinin her birinin o makalenin tümüne vakıf olmaları, her bir zerrenin bir âlim olması gerekiyor.

Ağaçtaki büyüme kanunu birdir, her yaprağın ve her çiçeğin yanındadır, hepsini birlikte idâre eder. O binlerce çiçeğin ve yaprağın o kanunla ilgileri kesilse, onların her biri için ayrı bir ağaç gerekecektir.

Öte yandan, bir ağaçtan binlerce yaprak birlikte ve çok kolay bir şekilde çıktığı halde, birkaç ağacın bir araya gelerek bir yaprak verdikleri görülmemiştir.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Haşiye.

Yükleniyor...