"Güneşin, Peygamber Efendimiz için bir saat tevakkuf ettiği" hâdisesinin yaşanmadığı iddiasına ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İtiraz Edilen Kısım:

“Mi’rac gecesinin sabahında (...) Hem Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Kureyş’e demiş ki: 'Yolda giderken, sizin bir kafilenizi gördüm; kafileniz yarın filân vakite gelecek.' Sonra o vakit kafileye muntazır kaldılar. Kafile bir saat teehhür etmiş. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ihbarı doğru çıkmak için, ehl-i tahkikın tasdikıyla, Güneş bir saat tevakkuf etmiş. Yâni Arz, O’nun sözünü doğru çıkarmak için; vazifesini, seyahatını bir saat tâtil etmiştir ve o tâtili, Güneş’in sükûnetiyle göstermiştir.”(1)

İddia:

Bu olayı kim rivayet etmiş, ehl-i tahkikten kim tasdik etmiştir? "Güneşin bir saat tevakkuf ettiğine" dair bir haber, ne hadis ne de siyer kitaplarında vardır. Uydurma olduğu açıktır.

İddiaya Cevap:

Bu adamlar, ne cüretle bu patavatsızlığı yapıyorlar, anlamak mümkün değil. Yoksa “cahil gerçekten cesur mu oluyor?” Her ne ise... Bize düşen gerçeği göstermektir: Umarız ilimde bile şımarıklığı sürdürenlerin yüzü kızarır.

- İmam Beyhakî İsmail b. Abdurrahman el-Karşî’den aktardığına göre, Peygamberimiz (a.s.m) -Mekke’den Kudüs’e yaptığı seyahati ifade eden- İsra hâdisesini anlatınca, müşrikler yolda kendilerine ait deve kervanlarını görüp görmediklerini sordular. Onlara cevap verdi. Bazıları kendi develerinin ne zaman Mekke’ye ulaşacaklarını sordular. Peygamber Efendimiz (a.s.m) “Çarşamba günü” diye cevap verdi. O gün geldiğinde, müşrikler develeri beklediler. Ancak gün bitmek üzereydi ki, develer daha gelmemişti. Bu durum karşısında Peygamber Efendimiz (a.s.m) dua etti; -güneş tevakkuf etmek suretiyle- gün bir saat kadar uzatıldı.

“Güneş iki kişiden başka hiç kimse için tevakkuf etmemiştir. Bunlardan biri Hz. Yuşa b. Nun; -bu peygamber cebbar/ azgınlarla savaşırken, güneşin batıp, sebet / cumartesi gününe girileceğinden ötürü, savaşmayı bırakmak zorunda kalacağından endişe etti ve yaptığı duası kabul olup güneş tevakkuf etti-, diğeri de Hz. Muhammed (a.s.m)’dir.” (Beyhakî, Delailu’n-Nubüvve-şamile-2/275; Nebhanî, Huccetullahi ala’l-âlemîn, s.373; Zeynî Dahlan, es-SiIretu’n-Nebeviye, 1/146).

Hatta İmam Subkî bu konuda bir şiir söylemiştir: Tercümesi şöyledir:

“Güneş grup etmek üzere iken sana itaat etti / Batmadı, sana uyarak bir süre tevakkuf etti.” (Dahlan, a.g.y)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...