| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂCİZ: | Beceriksiz. Eli ermez. Kabiliyetsiz. Gücü yetmez olan. |
| ÂCİZÂN: | (Âciz. C.) Âcizler, beceriksizler, zayıflar, güçsüzler. |
| ÂCİZÂNE: | f. Âciz olarak. Beceriksizce. Tevâzu ile. (Alçak gönüllülük ifâdesi için söylenir) "Allah'a karşı kusurlarını bilen bir mü'min âcizâne ancak Allah'tan rahmet diler." |
| ÂCİZİYYET: | Acizlik, beceriksizlik, kabiliyetsizlik. Fakirlik, tevâzu. |
| İçerisinde 'ÂCİZ' geçenler |
|---|
| ÂCİZÂN: | (Âciz. C.) Âcizler, beceriksizler, zayıflar, güçsüzler. |
| ÂCİZÂNE: | f. Âciz olarak. Beceriksizce. Tevâzu ile. (Alçak gönüllülük ifâdesi için söylenir) "Allah'a karşı kusurlarını bilen bir mü'min âcizâne ancak Allah'tan rahmet diler." |
| ÂCİZİYYET: | Acizlik, beceriksizlik, kabiliyetsizlik. * Fakirlik, tevâzu. |
| ERACİZ: | (Ürcuze. C.) Mısraları kafiyeli, kısa vezinli şiirler, kasideler. |
| HACİZ: | Ayıran. Bölen. * Vücudun içindeki bazı uzuvları ayıran karın zarı gibi zarların adı. * Haczeden. Borcunu ödeyemeyenin diğer mallarına el koyan. * Tıb: Bâdemin içindeki bazı oyukları ayıran bölme zarlarına denir. (Bak: Hicab) |
| HİCAB-I HÂCİZ: | (Hicab-ı sadr) Tıb: Göğüs ile karın uzuvlarını birbirinden ayıran perde, zar. Diyafram. |
| NACİZ: | Azı dişi. |
| NACİZ: | Hâzır. |
| NEVACİZ: | (Nâciz. C.) Azı dişlerinin arkasındaki altlı üstlü bulunan dişler. |
| VACİZ(E): | Kısa. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂCİZÂN : | (Âciz. C.) Âcizler, beceriksizler, zayıflar, güçsüzler. |
| ACÎB : | Şaşılan ve hayret uyandıran şey. Benzeri görülmeyen. Garib. Taaccüb olunan şey. |
| AC : | Fildişi. * Dolu kap. |