Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ÂCİZÂNE: | f. Âciz olarak. Beceriksizce. Tevâzu ile. (Alçak gönüllülük ifâdesi için söylenir) "Allah'a karşı kusurlarını bilen bir mü'min âcizâne ancak Allah'tan rahmet diler." |
| İçerisinde 'ÂCİZÂNE' geçenler | |
| İçerisinde 'ÂCİZÂNE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂCİZÂN : | (Âciz. C.) Âcizler, beceriksizler, zayıflar, güçsüzler. |
| ÂCİZ : | Beceriksiz. Eli ermez. Kabiliyetsiz. Gücü yetmez olan. |
| ACÎB : | Şaşılan ve hayret uyandıran şey. Benzeri görülmeyen. Garib. Taaccüb olunan şey. |
| AC : | Fildişi. * Dolu kap. |