| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂDİL: | (Âdile) Adâlet eden. Allah'ın emirlerini noksansız tatbik eden. Doğru. Doğruluk gösteren. Adâlet sahibi. (Bak: Adâlet)(Meselâ bir hükümdâr-ı âdil, ihkak-ı hak için mazlumların hakkını zâlimlerden almakla ve fakirleri kavilerin şerrinden muhafaza etmekle ve herkese müstahak olduğu hakkı vermekle lezzet alması, iftihar etmesi, memnun olması; hükümdarlığın ve adaletin bir kaide-i esasiyesi olduğundan elbette Hâkim-i Hakim, Adl-i Âdil olan Zât-ı Hayy-ı Kayyumun bütün mahlukatına, hususan zihayatlara "hukuk-u hayat" tabir edilen şerait-i hayatiyeyi vermekle.. ve hayatlarını muhafaza için onlara cihazat ihsan etmekle ve zaifleri kavilerin şerrinden Rahimane himaye etmekle.. ve umum zihayatlarda bu dünyada ihkak-ı hak etmek nev'i tamamen; ve haksızlara ceza vermek nev'i ise, kısmen sırr-ı adâletin icrasından olmakla.. ve bilhassa Mahkeme-i Kübrâ-yı Haşirde adalet-i ekberin tecellisinden hasıl olan ve tabirinde âciz olduğumuz şuunât-ı Rabbaniye ve maâni-i kudsiyedir ki, kâinatta bu faaliyet-i daimeyi iktiza ediyor. L.) |
| ÂDİLÂNE: | Adalet sahibi bir adama yakışır surette. |
| ADİL: | Eş, denk, akran, benzeri. Ölçüde, miktarda eşit olan. |
| İçerisinde 'ÂDİL' geçenler |
|---|
| ABÂDİLE: | Abdullah isimliler. |
| ABÂDİLE-İ SEB'A: | Meşhur olan yedi Abdullah isimli sahabe-i kiram (R.A.) (Abdullah İbn-i Abbas, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Mes'ud, Abdullah İbn-i Ravâha, Abdullah İbn-i Selam, Abdullah bin Amr bin As, Abdullah bin ebi Evfâ (R.A.) (Asr-ı saadette Abdullah ismiyle anılan ikiyüz yirmi sahabe-i kiram hazerâtı vardı.) |
| ÂDİLÂNE: | Adalet sahibi bir adama yakışır surette. |
| ANÂDİL: | (Andelib. C.) Bülbüller. |
| BADİLE: | (C.: Bâdil) Koltukla meme arasında olan et. |
| BEYYİNE-İ ÂDİLE: | Huk: Adaletli kimselerin şehadetleri. |
| BÎ-ADİL: | Eşsiz. Eşi olmayan. |
| CADİL: | Gürbüz, kuvvetli, kavi, metin. |
| HÂDİL: | (Hadl. den) Aşağıya sarkıtılmış. * Gözlerinde ve ağzında çıban olan deve yavrusu. |
| HADÎLE: | Çayır, çimen. |
| HÜKM-İ ÂDİL: | Huk: Adalet üzere verilmiş olan hüküm. |
| HÜKÛMET-İ ÂDİLE: | Âdil hükümet. |
| İKAD-I KANADİL: | Kandillerin yakılması. |
| KANADİL: | (Kandil. C.) Kandiller. |
| MECADİL: | (Micdel. C.) Köşkler, kasırlar. |
| MENADİL: | (Mendil. C.) Mendiller. Küçük havlular, peçeteler. |
| MUADİL: | Müsâvi, eşit, denk. * Fiz: Eş değer. |
| MUBADİL: | (Bak: Mübâdil) |
| MÜBADİL: | Mübâdele olunmuş. Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş. |
| MÜCADİL: | Mücadele eden, cidalleşen. |
| MÜCADİLE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 58. Suresi olup Kad-semi' ve Sure-i Zıhâr da denilmiştir. |
| MÜN'ADİL: | (Adul. dan) Doğru yoldan sapan. Cayan. |
| MÜTEADİL: | Birbirine denk ve eşit gelen. Teadül eden. |
| MÜTEBADİL: | (Bedel. den) Birbirinin yerine geçen, tebâdül eden. * Nöbetle değişen. |
| MÜTECADİL: | (Cedl. den) Mücadele eden, uğraşan. Şiddetle çekişen. |
| ŞÂHİD-İ ÂDİL: | Doğru sözlü şâhid. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂDİLÂNE : | Adalet sahibi bir adama yakışır surette. |
| ÂDÎ : | Üstünlük farkı olmayan. Kıymetsiz. * Her zamanki. * Âd kavmine âid. |
| AD : | İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet. |