Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ÂDİL: (Âdile) Adâlet eden. Allah'ın emirlerini noksansız tatbik eden. Doğru. Doğruluk gösteren. Adâlet sahibi. (Bak: Adâlet)(Meselâ bir hükümdâr-ı âdil, ihkak-ı hak için mazlumların hakkını zâlimlerden almakla ve fakirleri kavilerin şerrinden muhafaza etmekle ve herkese müstahak olduğu hakkı vermekle lezzet alması, iftihar etmesi, memnun olması; hükümdarlığın ve adaletin bir kaide-i esasiyesi olduğundan elbette Hâkim-i Hakim, Adl-i Âdil olan Zât-ı Hayy-ı Kayyumun bütün mahlukatına, hususan zihayatlara "hukuk-u hayat" tabir edilen şerait-i hayatiyeyi vermekle.. ve hayatlarını muhafaza için onlara cihazat ihsan etmekle ve zaifleri kavilerin şerrinden Rahimane himaye etmekle.. ve umum zihayatlarda bu dünyada ihkak-ı hak etmek nev'i tamamen; ve haksızlara ceza vermek nev'i ise, kısmen sırr-ı adâletin icrasından olmakla.. ve bilhassa Mahkeme-i Kübrâ-yı Haşirde adalet-i ekberin tecellisinden hasıl olan ve tabirinde âciz olduğumuz şuunât-ı Rabbaniye ve maâni-i kudsiyedir ki, kâinatta bu faaliyet-i daimeyi iktiza ediyor. L.)
ÂDİLÂNE: Adalet sahibi bir adama yakışır surette.
ADİL: Eş, denk, akran, benzeri. Ölçüde, miktarda eşit olan.
İçerisinde 'ÂDİL' geçenler
ABÂDİLE: Abdullah isimliler.
ABÂDİLE-İ SEB'A: Meşhur olan yedi Abdullah isimli sahabe-i kiram (R.A.) (Abdullah İbn-i Abbas, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Mes'ud, Abdullah İbn-i Ravâha, Abdullah İbn-i Selam, Abdullah bin Amr bin As, Abdullah bin ebi Evfâ (R.A.) (Asr-ı saadette Abdullah ismiyle anılan ikiyüz yirmi sahabe-i kiram hazerâtı vardı.)
ÂDİLÂNE: Adalet sahibi bir adama yakışır surette.
ANÂDİL: (Andelib. C.) Bülbüller.
BADİLE: (C.: Bâdil) Koltukla meme arasında olan et.
BEYYİNE-İ ÂDİLE: Huk: Adaletli kimselerin şehadetleri.
BÎ-ADİL: Eşsiz. Eşi olmayan.
CADİL: Gürbüz, kuvvetli, kavi, metin.
EFADIL: (Efâzıl) Faziletliler, iyiliksever ve temiz kimseler.
FADIL: (Bak: Fâzıl)
HADIL: Yumuşak taze ot. * Islanmış, nemlenmiş.
HÂDİL: (Hadl. den) Aşağıya sarkıtılmış. * Gözlerinde ve ağzında çıban olan deve yavrusu.
HADÎLE: Çayır, çimen.
HÜKM-İ ÂDİL: Huk: Adalet üzere verilmiş olan hüküm.
HÜKÛMET-İ ÂDİLE: Âdil hükümet.
İKAD-I KANADİL: Kandillerin yakılması.
KANADİL: (Kandil. C.) Kandiller.
MECADİL: (Micdel. C.) Köşkler, kasırlar.
MENADİL: (Mendil. C.) Mendiller. Küçük havlular, peçeteler.
MUADİL: Müsâvi, eşit, denk. * Fiz: Eş değer.
MUBADİL: (Bak: Mübâdil)
MÜBADİL: Mübâdele olunmuş. Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş.
MÜCADİL: Mücadele eden, cidalleşen.
MÜCADİLE SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 58. Suresi olup Kad-semi' ve Sure-i Zıhâr da denilmiştir.
MÜN'ADİL: (Adul. dan) Doğru yoldan sapan. Cayan.
MÜTEADİL: Birbirine denk ve eşit gelen. Teadül eden.
MÜTEBADİL: (Bedel. den) Birbirinin yerine geçen, tebâdül eden. * Nöbetle değişen.
MÜTECADİL: (Cedl. den) Mücadele eden, uğraşan. Şiddetle çekişen.
ŞÂHİD-İ ÂDİL: Doğru sözlü şâhid.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂDİLÂNE : Adalet sahibi bir adama yakışır surette.
ÂDÎ : Üstünlük farkı olmayan. Kıymetsiz. * Her zamanki. * Âd kavmine âid.
AD : İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...