Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ÂDİYEN: | Her zamanki gibi. Adice. Fevkalâde olmayarak. |
| İçerisinde 'ÂDİYEN' geçenler | |
| MÜTEMADİYEN: | Devamlı surette. |
| RADİYEN: | Razı olarak, beğenilerek, hoşnud olmak suretiyle. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂDİYE : | (C: Âdiyat) Gaza yolunda seğirten at. |
| ÂDİYAT : | (Âdi. C.) Her zaman meydana gelen hârikulâde ve birer mu'cize-i kudret olmakla beraber, insanlarca alışılmış olduğundan kuymeti bilinmeyen hâdiseler. * Kıymetsiz şeyler. (Kur'an, âyetleriyle insanların nazarını me'lüfatları olan şeylere çeviriyor. Âyetler, necimler gibi ülfet perdesini deler, atar. İnsanın kulağından tutar, başını eğdirir. O ülfetin altındaki havârık-ul âdât mu'cizeleri o âdiyat içerisinde gösterir. M.N.) |
| ÂDÎ : | Üstünlük farkı olmayan. Kıymetsiz. * Her zamanki. * Âd kavmine âid. |
| AD : | İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet. |