Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ÂLİC: İki hörgüçlü büyük deve. Yumuşak nesne.
Kırda bir kumlu yer.
Alcân dedikleri otu yiyen deve.
ÂLİCAH: (Ali-câh) f. Mevkii yüksek. Yüce mevkide bulunan.
İçerisinde 'ÂLİC' geçenler
ÂLİCAH: (Ali-câh) f. Mevkii yüksek. Yüce mevkide bulunan.
EMALİC: (Ümluc. C.) Fidanlar, yapraklar, uzun yapraklı otlar.
FALİC: Felce uğramış. * Vücudun bir kısmını veya her tarafını tutmaz hale koyan hastalık. * İsabeti çok olan ok.
FALİC: f. Muzaffer, galib. Muvaffak.
HALÎC: Liman. Boğaz. Kanal. Körfez. Koy. Denizin kara içine nehir gibi uzanmış kısmı. * Irmak. * Büyük çanak. * İp. * Deve ağzı.
HALÎC-İ FÂRİS: Basra körfezi.
HALİC(E): Hareket ettirme. Sarsma, oynatma.
HALİCE: Pamuk eğiren.
HALÎCE: İçinde hurma ıslanmış süt. * Üzüm sıkıntısı.
HALİÇ: (Bak: Halîc)
HALİÇE: Küçük halı. Kilim. Seccâde. (Kaliçe de yazılır.)
KALİÇE: f. Küçük halı.
SAVALİC: Cirit oynanan eğri sopalar.
VALİCE: İnsanı şiddetle tutan bir hastalık.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂLİCAH : (Ali-câh) f. Mevkii yüksek. Yüce mevkide bulunan.
ÂLİ : Büyük, yüksek, şerif, celil, aziz olan.
ÂL : Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...