Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ÂLİMÂNE: | f. Alimlere yakışır surette. Bilenlere yakışır şekilde. |
| İçerisinde 'ÂLİMÂNE' geçenler | |
| HALÎMÂNE: | f. Yumuşak surette. Yumuşak huylulara yakışır bir tarzda. |
| ZÂLİMÂNE: | f. Zâlim olana yakışır şekilde. Zulmeder surette. Zâlimce. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂLİMAN : | f. (Alim. C.) Alimler. |
| ÂLİM : | Bilen, bilgili. * Çok şey bilen. * Çok okumuş, bilgiç. * İlim ile uğraşan. Hoca.(Âlim-i mürşid, koyun olmalı; kuş olmamalı. Koyun, kuzusuna süt; kuş, yavrusuna kay verir. M.) |
| ÂLİ : | Büyük, yüksek, şerif, celil, aziz olan. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |