| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂLEM-İ ŞUHUD: | Bilip keşfedilen, görür gibi bilinen âlem. Görünen âlem. Dünya. Kâinat. |
| ÂLEM-İ ŞUHUD: | Bilip keşfedilen, görür gibi bilinen âlem. Görünen âlem. Dünya. Kâinat. |
| İçerisinde 'ÂLEM-İ ŞUHUD' geçenler |
|---|
| İçerisinde 'ÂLEM-İ ŞUHUD' geçen ifade bulamadık |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂLEM-İ ŞAHADET : | Şahâdet âlemi. Bu dünya. Cenâb-ı Hakkın âyetlerine ve emirlerine imân edenlerin, hakka, hakikate şahadette bulundukları ve Allah'a itaat ve ibadetle mükellef oldukları dünya âlemi.(Âlem-i şahadet, avâlim-i guyub üstünde tenteneli bir perdedir. M.) |
| ÂLEM-İ ASGAR : | Daha küçük âlem. En küçük âlem. * İnsan. (Nasıl ki insanın anasırları, Kâinatın unsurlarından; ve kemikleri; taş ve kayalarından; ve saçları nebat ve eşcarından, ve bedeninde cereyan eden kan ve gözünden, kulağından, burnundan ve ağzından akan ayrı ayrı suları, Arz'ın çeşmelerinden ve mâdeni sularından haber veriyorlar, delâlet edip onlara işaret ediyorlar. Aynen öyle de, insanın ruhu, âlem-i ervahtan; ve hafızaları, levh-i mahfuzdan; ve kuvve-i hayaliyeleri, âlem-i misalden.. ve hakeza.. her bir cihazı bir âlemden haber veriyorlar. Ve onların vücudlarına kat'i şehadet ederler. L.) |
| ÂLEM : | Bütün cihan. Kâinat. * Dünya. * Her şey. * Cemaat. * Halk. * Cemiyet. Dehr. * Hususi hal ve keyfiyet. * Bir güneş ile ona tâbi olan ve etrafında devreden seyyarelerin teşkil ettiği dâire. (Cenab-ı Haktan gayrı mahlukata Âlem denmesi, mucidi olan Zât-ı Ecelle ve A'lâ Hazretlerini bilmeğe delâlette vesile olduğuna mebnidir. L.R.)(Semâvatta binler âlem var. Yıldızların bir kısmı her biri birer âlem olabilir. Yerde de her bir cins mahlukat, birer âlemdir. Hatta her bir insan dahi küçük bir âlemdir.( $) tâbiri ise, "Doğrudan doğruya, her âlem, Cenâb-ı Hakkın rububiyyeti ile idâre ve terbiye ve tedbir edilir" demektir. M.) |
| ÂLE : | (C.: Al) Harbe. * (C. Alât) Çadır direği. * Edât. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |