| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂMÂL: | (Emel. C.) Emeller. Arzular. Gayeler. Dilekler. İstekler. |
| ÂMÂL-İ MA'SUMÂNE: | Masumcasına emeller, arzular. |
| ÂMÂL-İ SERMEDÎ: | Sermediyete âit arzu ve emeller. Cennete, ebediyyete dâir dilek ve temenniler. |
| ÂMÂL-İ UHREVİYE: | Ahirete ait emeller, ümitler ve istekler. |
| AMALİKA: | Çok eskiden Sina yarımadasında yaşadıkları sanılan ve gariplikleriyle şöhrete erişen bir kavim. |
| İçerisinde 'ÂMÂL' geçenler |
|---|
| ÂMÂL-İ MA'SUMÂNE: | Masumcasına emeller, arzular. |
| ÂMÂL-İ SERMEDÎ: | Sermediyete âit arzu ve emeller. Cennete, ebediyyete dâir dilek ve temenniler. |
| ÂMÂL-İ UHREVİYE: | Ahirete ait emeller, ümitler ve istekler. |
| AMALİKA: | Çok eskiden Sina yarımadasında yaşadıkları sanılan ve gariplikleriyle şöhrete erişen bir kavim. |
| ANAMALCILIK: | (Bak: Kapitalizm) |
| EDÂMALLAH: | Allah (C.C.) dâimî eylesin (mealinde duâ.) |
| EHASS-I ÂMÂL: | Emellerin en hası. |
| HAMALE: | Bir mala kefil olma. |
| HEDEF-İ ÂMÂL: | Gaye-i hayâl. Ulaşmak istenilen hedef. |
| IKSÂ-YI ÂMÂL: | Emel ve isteklerinden uzaklaştırma. |
| KÂ'BET-ÜL ÂMÂL: | İsteklerin ve emellerin yönelmiş olduğu yer. |
| MALAMAL: | Çok dolu, lebâleb, ağzına kadar dolu. |
| MÜNTEHA-YI ÂMÂL: | Emellerin sonu. |
| NUHBE-İ ÂMÂL: | Mefkure, ideal. Emellerin en sonu. |
| PÜR-ÂMÂL: | İstek ve emellerle dolu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂMÂL-İ MA'SUMÂNE : | Masumcasına emeller, arzular. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |