Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ÂMİD: Diyarbakır'ın önceki adı.
AMİD: Çok hasta.
Aşk hastası.
Başlıca nokta.
Önder, şef, komutan. Rehber.
Haraç alan kimse.
İçerisinde 'ÂMİD' geçenler
ABDULHAMİD LL: (mi: 1842-1918) 34' üncü Osmanlı Padişâhıdır. 33 yıl saltanatta kalmış olan bu şefkatli Sultan,İslâmiyete son derece bağlı idi. Yüksek bir siyaset adamı ve devlet işlerini bizzat takibeden bir zattı. Memlekette bolluk ve refahı te'min için çalıştı. (R.Aleyh)
AHLÂK-I HAMİDE: Beğenilen güzel ahlâk.(Hz. Muhammed (A.S.M.) bütün ahlâk-ı hamidede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye malik idi...... Onda içtima etmiş ahlâk-ı hamidedir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna dost ve düşman ittifak ediyorlar. M.)
ÂRÂMİDE: f. Rahat olan, dinlenen, sükûn halinde ve rahatta bulunan.
AŞAMİDENÎ: f. İçilebilen veya yenilebilen.
CAMİD: (Câmide) Ruhsuz, sert, katı madde. Cansız.
CEVAMİD: (Câmid. C.) Cansız, donmuş şeyler.
GAMİDE: Yemen'de bir kabilenin adı.
HÂMİD: Cenab-ı Hakk'a hamd ü sena eden. Allah'a şükreden. * Hz. Peygamber'in (A.S.M.) isimlerindendir.
HAMÎD: Sena edilmeğe, medhedilmeğe elyak olan. Dünya ve âhirette hamd kendisine mahsus olan Allah (C.C.) * Isparta Vilâyetinin Osmanlılar devrindeki adı.
HAMİD: Alevi sönen ateş. * Ölü, ölmüş. Sönmüş. idrâksiz. Sâkit ve sessiz. Ölü gibi halsiz olan.
HAMİDE: f. Kambur, eğrilmiş, kemerli.
HÂMİDE: Uzun müddet geçmesi sebebi ile rengine tegayyür ve siyahlık gelip eskimiş olan. * Nebatsız kuru yer. * Yanmış kül olmuş.
HAMİDEGÎ: f. Kamburluk, eğri büğrü olmaklık.
HÂMİDÎN: (Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler.
HÂMİDÛN: (Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler.
HASLET-İ HAMİDE: Medih ve senâ edilmeğe, övülmeğe lâyık olan güzel ahlâk ve haslet.
HISAL-İ HAMÎDE: Medhe ve övülmeğe lâyık güzel huylar, güzel hasletler.(...Dost ve düşmanın ittifakı ile ahlâk-ı hasenenin, şahsında en yüksek derecede; ve bütün muamelâtının şehadetiyle secâyâ-yı sâmiye, vazifesinde ve tebligatında en âlî bir derecede ve din-i İslâmdaki mehasin-i ahlâkın şehadetiyle, şeriatında en âlî hısal-i hamîde, en mükemmel derecede bulunduğuna ehl-i insaf ve dikkat tereddüd etmez. S.)
MAHAMİD: (Mahmedet. C.) İyi ve güzel huylar. İyi hasletler. * Şükürler, senâlar, medihler. Şükür edilmeğe değer davranışlar.
MEHAMİD: Şükür ve hamdler. Medihler. Sebeb-i şükür ve hamd olan hasletler.
MÜN'AMİD: Direğe dayanmış.
MÜSAMİD: Oyun âleti yapan kimse. * Bahçesine ters ve pislik döken kişi.
SAMİD: Yükselen, başını kaldırıp göğsünü kabartan. * Hayrette kalan. * Gafil.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AMİ : Senevî, yıllık. * Avamca. İleri gelenden olmayan. Câhil. Havassa âit olmayan. Avama âit ve müteallik.
AMA' : Dağbaşlarında olan duman.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...