Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AMİN: | Yâ Rabbi! Öyle olsun, kabul eyle! (meâlinde olup, duânın sonunda söylenir). İncil'de iki yerde geçer. Tevrat'ta da geçer. İbranice ve Süryanicede de vardır. Hakikat, çok doğru, tamam mânâsındadır. |
| AMİN: | Kim. Hususiyetleri ve yapıları bakımından amonyaka benzeyen kimyevi maddelerin cins adı. |
| AMİN: | İlerlemeyen. Yerinde sâbit ikamet eden. |
| ÂMİN: | (Emn. den) Gönlü müsterih, kalbinde korku bulunmayan. Emniyet ver. |
| AMİN ALAYI: | Eskiden çocukların ilk okula başladığı gün yapılan merasim. |
| ÂMİNE: | Emin olan. Kalbinde korku olmayan kadın. Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın öz annesinin adı. Yirmi sene yaşamıştır. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâmın dini üzere idi. (R. Aleyha) |
| AMİNEN: | Emniyet ve huzur içinde, selâmetle, emin olarak. Sağlam olarak. |
| AMİN-HAN: | (C.: Aminhânân) f. Amin diyen. |
| İçerisinde 'ÂMİN' geçenler | |
| AMİN ALAYI: | Eskiden çocukların ilk okula başladığı gün yapılan merasim. |
| ÂMİNE: | Emin olan. Kalbinde korku olmayan kadın. * Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın öz annesinin adı. Yirmi sene yaşamıştır. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâmın dini üzere idi. (R. Aleyha) |
| AMİNEN: | Emniyet ve huzur içinde, selâmetle, emin olarak. Sağlam olarak. |
| AMİN-HAN: | (C.: Aminhânân) f. Amin diyen. |
| BEHAMİN: | f. Bahar mevsimi. |
| BÜNYAMİN: | Yakup Aleyhisselâm'ın en küçük oğlu. |
| DAMİN: | Kefil olan, tazminat veren. Ödeyen. |
| DAMİNE: | Köyde olan hurma. |
| DÜRHAMİN: | Belâ. Zahmet, meşakkat. |
| EYAMİN: | (Eymen. C.) Pek hayırlı, uğurlu olanlar. En yümünlü. |
| FERAMÎN: | (Fermân. C.) Buyruklar, fermanlar. |
| GAMÎN: | Yumuşak. |
| GAMÎN: | f. Tasalı, hüzünlü, kederli, gamlı. |
| HAMİNNE: | Hanım nine sözünün bozulmuş şekli, büyük anne. |
| İKTİDAR-I KÂMİN: | Gizli güç. |
| KÂMİN(E): | Saklı. Gizli. Belirsiz. Pusuda duran. |
| KÂMİNUN: | (Kâmin. C.) Saklı ve gizli olanlar. |
| MAZAMÎN: | (Mazmun. C.) Mânâlar, mefhumlar, kavramlar. * Ödenmesi gereken şeyler. * Cinaslı, nükteli sözler. |
| MEKAMİN: | (Mekmen. C.) Gizlenilecek yerler, pusular. |
| MEYAMİN: | (Meymenet. C.) Bereketler, mutluluklar, uğurlar. |
| MEYAMİN: | (Meymun. C.) Bereketliler, uğurlular. * Maymunlar. |
| SAMİN(E): | Sekizinci. |
| SAMİN: | Semiz, yağlı, besili. |
| SAMİNEN: | Sekizinci olarak. Sekizinci derecede. |
| VİTAMİN: | Fr. Vücudda yokluğu bazı hastalıklara yol açan ve taze yiyeceklerde ve bazı meyvalarda bulunan organik madde. A, B, C, D, E gibi remizlerle gösterilen çeşitleri vardır. |
| ZAMİN: | Ödeyen. Kefil. Tazmine mecbur olan. |
| ZAMİN: | Tazmin eden. Kefil olan. |
| ZAMİN: | Hasta ve kötürüm kimse. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AMİN ALAYI : | Eskiden çocukların ilk okula başladığı gün yapılan merasim. |
| AMİ : | Senevî, yıllık. * Avamca. İleri gelenden olmayan. Câhil. Havassa âit olmayan. Avama âit ve müteallik. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |