Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AMED: Sütunlar.
Birşeye devam üzere olma.
Mülâzemet etme.
ÂMED: f. (Mâzi fiili olup mastar gibi kullanılır). Gelmek, geliş, vürud eyleme.
ÂMED Ü REFT: Geliş-gidiş.
ÂMEDE: Gelmiş. Vürud eylemiş.
ÂMEDE-GÛ: f. Hazırcevap. Düşünmeden hemen güzel söz söyleyen kimse.
ÂMEDÎ: f. Geliş.
ÂMEDİYE: f. Gümrük vergisi.
ÂMED Ü ŞÜD: Varıp gelme. Gidiş geliş; geldi gitti.
İçerisinde 'ÂMED' geçenler
ÂMED Ü REFT: Geliş-gidiş.
ÂMEDE: Gelmiş. Vürud eylemiş.
ÂMEDE-GÛ: f. Hazırcevap. Düşünmeden hemen güzel söz söyleyen kimse.
ÂMEDÎ: f. Geliş.
ÂMEDİYE: f. Gümrük vergisi.
ÂMED Ü ŞÜD: Varıp gelme. Gidiş geliş; geldi gitti.
AN MİM AMED: f. Tar: İslâmiyeti ve Türkçeyi öğretmek maksadıyla, devşirilerek toplanan ve Türk köylülerine satılan acemi oğlanlardan, müddetini tamamlayarak Rumeli Ağasının tezkeresiyle ulüfeye yazılanların kayıtlarına verilen işaret.
BEHEM-BER-ÂMEDEN: f. Toplanmak, cem olmak, birikme. * Mc: Kızmak, sinirlenmek, asabileşmek, müteessir olmak. ("Behemâmeden" de denir.)
CAMEDAR: f. Elbiseyi muhafaza eden kimse. * Vestiyer.
DAMED: Hışım etmek, öfkelenmek, hiddetlenmek, kızmak.
DER-AMED: f. Gelir.
HİKMET-İ SAMEDÂNİYE: Samed olan Allah'ın hikmeti.
HOŞÂMED: f. Hoş geldi.
HOŞÂMED GÛ: f. Hoş geldin, diye söyleyen.
HOŞÂMEDÎ: Hoş geldin demek, hoş geldine gitmek.
HÜSAMEDDİN: Dinin keskin kılıcı.
HOŞÂMED: f. Hoş geldi.
HOŞÂMEDÎ: Hoş geldin demek, hoş geldine gitmek.
KAMED: Binanın temeli.
LÂZIM-AMED: f. Lâzım gelir, lüzum eder. Lâzım geldi.
LÂZIM-ÂMED ÇÂR-ÇİZ: Dört şey lâzım geldi.
MEKTUB-U SAMEDANÎ: Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah'ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah'ın mektupları.
SAMED: Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan. (Allah) *Pek yüksek, dâim. * Refi' ve âli ve içi dolu şey. * Kavmin ulusu.
SAMEDANÎ: Samed olan Allah (C.C.) ile alâkalı. İlahî. Allah'a mahsus.
SAMEDİYET: Allah'ın (C.C.) hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hazinesinden hiçbir şey eksilmemesi ve kudretine de hiç bir şey ağır gelmemesi.
SER-AMED: (C.: Ser-âmedan) f. İleri gelen, başta bulunan.
TA'BİR-İ SAMEDANÎ: Allah'a mahsus tâbir. Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂMED Ü REFT : Geliş-gidiş.
AME : f. Divit, yazı hokkası.
AMA' : Dağbaşlarında olan duman.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...