| Kelime | Anlam |
|---|
| AMEN: | Bir yerde mukim olmak, ikamet etmek. |
| ÂMEN: | Çok veya en emin ve güvenilir. |
| ÂMENNA: | İnandık, öylece kabul ederiz, ona diyecek yok (meâlindedir.) |
| ÂMENTÜ: | "İmân ettim" demek olup Ehl-i Sünnet Mezhebi olan mü'minlerin iman esaslarını kısaca toplayan ifâdenin has ismidir. |
| İçerisinde 'ÂMEN' geçenler |
|---|
| ÂMENNA: | İnandık, öylece kabul ederiz, ona diyecek yok (meâlindedir.) |
| ÂMENTÜ: | "İmân ettim" demek olup Ehl-i Sünnet Mezhebi olan mü'minlerin iman esaslarını kısaca toplayan ifâdenin has ismidir. |
| BEHRAMEN: | f. Bir çeşit kırmızı yakut. * Kadınların kullandıkları allık. * İpekten dokunan güzel bir kumaş. * Kırmızı gül, asfur çiçeği. |
| DÂMEN: | f. Etek. Kenar. Taraf. Zeyl. Elbise veya dağ eteği. |
| DÂMEN-İ MUALLÂ: | Yüksek şerefli dâmen, muallâ etek. * Mc: Yüksek namus sâhibi. |
| DAMEN-BUS: | f. Etek öpen. |
| DAMENE: | f. Dağ eteği, dağın çevresi. |
| DAMEN-GİR: | f. Eteğe yapışan, etek tutan. * Dâvacı, hasım, şikâyetçi. |
| DAMENÎ: | f. Eteklik. * Kadın başörtüsü. |
| DAMEN-KEŞ: | f. Feragat eden, eteğini çeken. |
| EHRAMEN: | f. şeytan, iblis. * Dev. |
| İHTİRAMEN: | Hürmet ederek, saygı göstererek. |
| İKRAMEN: | İkram olarak. Ağırlama suretiyle. Hürmet, tazim ve saygı için. |
| İLTİZAMEN: | İltizam yoluyla, iltizam suretiyle. |
| KAMEN: | Lâyık. |
| KAMENCER: | Yaycı, kavvas. |
| KERAMEND: | f. Münasib, muvafık, lâyık, uygun, şayeste. |
| KİRAMEN KÂTİBÎN: | İnsanların iki tarafında bulunup, sevablarını ve günahlarını yazan meleklerin adı. |
| MENAMEN: | Uyuyarak. Uykuda olarak. |
| MUTAMENE: | Teskin etmek, sâkinleştirmek. |
| MÜNHAMENNA: | Muhammed (A.S.M.) manâsına, Tevratta geçen İbrânice isimdir. |
| MÜZAMENE: | Zamanla çalışıp ücret almak. |
| NİZAMEN: | Nizam dairesinde. Nizama ve kanuna tabi olarak. |
| PAKDAMEN: | f. Eteği temiz. * Mc: Namuslu. |
| PAK-DAMENÎ: | f. "Eteği temiz oluş" * Mc: Namusluluk. |
| PARLAMENTO: | İng. Millet meclisi. Milletvekillerinden meydana gelen meclis ve senatonun tamamı. |
| PİRAMEN: | f. Çevre, etraf, yan. |
| TAMAMEN: | Büsbütün, eksiksiz ve tam olarak, mükemmel biçimde. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂMENNA : | İnandık, öylece kabul ederiz, ona diyecek yok (meâlindedir.) |
| AME : | f. Divit, yazı hokkası. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |