| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂRİC: | (Uruc. dan) Yukarı çıkıp yükselen. Çıkıp inen. Uruc eden. Topal, aksak, noksan. |
| İçerisinde 'ÂRİC' geçenler |
|---|
| ADEM-İ HÂRİCÎ: | İlm-i İlâhide mevcud olup, maddi vücudu olmayan.(Adem-i mutlak zaten yoktur; çünkü bir ilm-i muhit var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın. Dâire-i ilim içinde bulunan adem ise, adem-i hâricidir ve vücud-u ilmiye perde olmuş bir ünvandır. Hatta bu mevcudat-ı ilmiyeye bazı ehl-i tahkik "A'yan-ı sâbite" tabir etmişler. Öyle ise, fenaya gitmek, muvakkaten haricî libasını çıkarıp, vücud-u mâneviye ve ilmîye girmektir. Yani, hâlik ve fani olanlar, vücud-u hâricîyi bırakıp; mâhiyetleri bir vücud-u mânevi giyer, dâire-i kudretten çıkıp dâire-i ilme girer. M.) |
| DARİC: | Katı, şedid, şiddetli. |
| DARİCE: | Ay ve güneş ağılı. (Farsçada "hâle" denir.) |
| FARİC: | (Ferec. den) Keder ve tasadan kurtaran. |
| HAKİKAT-I HÂRİCİYE: | Hayat gibi âlem-i şehadete gelmiş varlık. |
| HARÎC: | Dar, ensiz. * Kuşatılmış. |
| HÂRİC: | Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan. * Ecnebi. |
| HÂRİC-İ VATAN: | Vatanın harici. |
| HARİC: | Günahkâr, günah işlemiş. Allahın emrini dinlememiş olan. |
| HARİCEN: | Dışardan, dıştan. Hariçten. |
| HARİCE TEMESSÜL: | Zihnî olan kelâmın hâricî âlemdeki kanunlara uygun şekilde tanzim edilişi. |
| HARİCÎ: | Dışarıya âit olan. İçeriye âit olmayan. Dış ile alâkalı. Ecnebiye âit. * Zorba ve âsi olan. * Seyyid olmadığı halde seyyidlik iddia eden. * Vaktiyle Hazret-i Ali Kerremallâhü veche'ye âsi olan fırka-i dâlle ashabından herbiri. (Bak: Havaric Vak'ası) |
| HARİCİYYE: | Hariçle alâkalı. Dış işleri. * Ameliyatla tedavi edilebilen hastalıklar. * Haricilik. (Bak: Havâric vak'ası) |
| HAVARİC: | (Hâric ve Hârice. C.) Asiler, zorbalar, isyankârlar. * Hâricîler. Hâriçte kalanlar. (Bak: Hâricî) |
| MAARÎC: | (Mi'rac. C.) Merdivenler. |
| MA'DUMAT-I HÂRİCİYYE: | İlm-i İlâhide olup, maddi vücudu olmayan şeyler. |
| MAHARİC: | Çıkacak yerler. Huruc edecek yerler. |
| MAHARİC-İ HURUF: | Gr: Ağızda harflerin çıktığı yerler. |
| MARİC: | Dumansız ateş, alev. * Dumansız barut. |
| MEARİC: | (Mi'rac. C.) Mi'raclar. Merdivenler. Çıkılacak yerler. |
| MEARİC SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 70. Suresi olup Seele veya Mevaki Suresi de denir ve Mekkîdir. |
| MEDARİC: | (Medrec ve Medrece. C.) Merdivenler. * Meslekler, yollar. |
| MEHARİC: | (Mahrec. C.) Mahreçler. Dışarı çıkacak şeyler. |
| MEHARİC-İ HURUF: | Tecvidde: Ağızda harf seslerinin çıktığı yerler. |
| MEVCUD-U HARİCÎ: | Maddî vücudu bulunan eşya. |
| NİKÂH-I HÂRİCÎ: | Dışardan evlenme, akraba hâricinden kız alma. |
| SADED HARİCİ: | Konuşulan mevzudan dışarı çıkmak. Hududdan dışarı çıkmak. |
| SEFARİC: | (Sefercel. C.) Ayvalar. |
| ŞEFARİC: | Bir cins helva. |
| TEFARİC: | (Tefric. C.) Yırtmalar, genişletmeler. * Ferah vermeler. * Korkaklar, zaifler, yüreksizler. * (Tifrac. C.) Yırtmaçlar, aralıklar. |
| VÜCUD-U HÂRİCÎ: | Zâhir, ademden çıkmış olan. İlmî vücuddan âlem-i şehadete gelmiş olan. Maddî varlık, cismanî eşya. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂRÎ : | Pâk, pislikten uzak. * Hür. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |