Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÂSİYE: Kederli, hüzünlü kadın.
Sütun, kolon, direk.
Hz. Musa'yı (A.S.) Nil nehrinden çıkararak büyütüp yetiştiren kadın. Firavunun zevcesinin ismi.
İçerisinde 'ÂSİYE' geçenler
CASİYE: Diz çökmüş.* Topluluk, cemaat. * Yığın, taş yığını.
CÂSİYE SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 45. sûresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. Şeriat, Dehir Suresi de denir.
FIRAK-I SİYASİYE: Siyasî fırkalar, siyasî partiler.
FIRKA-İ SİYASİYE: Siyasî parti.
HASSASİYET: Hassaslık. Duygulu olmak. İhtimamlılık. Dikkatlilik.
KAVAİD-İ ESASİYE: Esası teşkil eden temel kaideler.
KIRTASİYE: Kâğıt işleri. Kâğıtla alâkalı. Onunla yapılan muâmeleler.
MURAHHASİYET: Murahhaslık, delegelik.
NASİYE: Çehrenin gösterişi, alın, yüz.
NASİYE-PİRA: f. Alnı süsleyen.
NASİYESÂ: f. Alnını yere süren.
NASİYE-SÂZÎ: f. Alnını yere sürme.
NİAM-I ESASİYE: Esas nimetler, en lüzumlu maddeler. İman, din gibi en kıymetli İlâhi ihsanlar.
RASİYE: (C.: Revâsi) Büyük dağ.
TABAYİ'-İ ESASİYE: Temel ve esas olan tabiatlar, karakterler, yaradılışlar. * Toprak, su, hava gibi veya oksijen, hidrojen karbon, azot gibi unsurların hususiyetleri.
TEŞKİLÂT-I ESASİYE: Anayasa. Kanun-u esasî. Devletin temel kuruluş şeklini tayin eden ve teşrinin yani meclisin, hükümetin ve mahkemelerin salâhiyetleri nasıl kullanılacağını; vatandaşların umumi hak ve hürriyetlerini gösteren temel kanunlardır.
ULUM-U SİYASİYE: Siyasî ilimler.
VASİYET: Bir işi birisine havale etmek. * Emir. * Fık: Bir malı veya menfaatı, ölümden sonrası için bir şahsa veya bir hayır cihetine teberru yolu ile (yani, meccanen) temlik etmek.
VASİYETNÂME: f. Yazılı vasiyet. Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu kâğıt.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂSİYÂ : f. Su değirmeni.
ASİ : Uygun, elverişli.
AS : Mersin ağacı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...