Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ÂSİYE: Kederli, hüzünlü kadın.
Sütun, kolon, direk.
Hz. Musa'yı (A.S.) Nil nehrinden çıkararak büyütüp yetiştiren kadın. Firavunun zevcesinin ismi.
İçerisinde 'ÂSİYE' geçenler
CASİYE: Diz çökmüş.* Topluluk, cemaat. * Yığın, taş yığını.
CÂSİYE SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 45. sûresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. Şeriat, Dehir Suresi de denir.
FAŞİYE: (C: Fevâşi) Koyun, deve ve benzeri hayvanat gibi doğurup çoğalan mal cinsi.
FIRAK-I SİYASİYE: Siyasî fırkalar, siyasî partiler.
FIRKA-İ SİYASİYE: Siyasî parti.
FİRAŞİYET: Karılık. * Fık: Birisinin karısı oluş. Zevciyet.
GAŞİYE: Perde. Örtü. * Kıyamet. * Dilenci ve cerrar. * Ziyârete gelen dostlar gurubu.
GAŞİYE-DÂR: f. At uşağı, seyis.
GAŞİYE SURESİ: Kur'an-ı Kerim'de 88. suredir. Mekkîdir.
HASSASİYET: Hassaslık. Duygulu olmak. İhtimamlılık. Dikkatlilik.
HAŞİYE: Sahife kenarına veya altına yazılan izah. Bir kitabın izah ve şerhini yapan yazı. Kenar, pervaz.
KAVAİD-İ ESASİYE: Esası teşkil eden temel kaideler.
KIRTASİYE: Kâğıt işleri. Kâğıtla alâkalı. Onunla yapılan muâmeleler.
MAŞİYE: (C.: Mevâşi) Koyun ve keçi gibi hayvan. * Oğlu ve kızı çok olan kadın.
MAŞİYEN: Yaya olarak, yürüyerek.
MURAHHASİYET: Murahhaslık, delegelik.
NASİYE: Çehrenin gösterişi, alın, yüz.
NASİYE-PİRA: f. Alnı süsleyen.
NASİYESÂ: f. Alnını yere süren.
NASİYE-SÂZÎ: f. Alnını yere sürme.
NİAM-I ESASİYE: Esas nimetler, en lüzumlu maddeler. İman, din gibi en kıymetli İlâhi ihsanlar.
RASİYE: (C.: Revâsi) Büyük dağ.
ŞASIYE: (C.: şevâss-şasâyât) Dolu sokak.
ŞASIYE: (C.: Şevâss-Şasâyât) Dolu sokak.
TABAYİ'-İ ESASİYE: Temel ve esas olan tabiatlar, karakterler, yaradılışlar. * Toprak, su, hava gibi veya oksijen, hidrojen karbon, azot gibi unsurların hususiyetleri.
TEŞKİLÂT-I ESASİYE: Anayasa. Kanun-u esasî. Devletin temel kuruluş şeklini tayin eden ve teşrinin yani meclisin, hükümetin ve mahkemelerin salâhiyetleri nasıl kullanılacağını; vatandaşların umumi hak ve hürriyetlerini gösteren temel kanunlardır.
ULUM-U SİYASİYE: Siyasî ilimler.
VASİYET: Bir işi birisine havale etmek. * Emir. * Fık: Bir malı veya menfaatı, ölümden sonrası için bir şahsa veya bir hayır cihetine teberru yolu ile (yani, meccanen) temlik etmek.
VASİYETNÂME: f. Yazılı vasiyet. Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu kâğıt.
VAŞİYE: Evlâdı çok olan kadın.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂSİYÂ : f. Su değirmeni.
ASIF(E) : (C.: Asıfât) Şiddetli rüzgâr, sert fırtına. (Bak: Asf)
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...