Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ÂSAD: (Esed. C.) Esedler, arslanlar.
İçerisinde 'ÂSAD' geçenler
ÂLÂT-I RASADİYYE: Meteoroloji ve astronomi araştırmalarında kullanılan âlet ve cihazlar.
HASAD: Ekin biçmek. Ekin biçme mevsimi.
HASADET: Hasedcilik, kıskançlık. Çekememezlik.
MASAD: (C: Musdân-Emside) Dağın yüksek ve yüce yeri.
MASADAK: Bir sözü veya hükmü tasdik eden husus. "Söylendiği gibi, denildiği şekilde, doğru, sâdık, olduğu gibi, muvâfıktır, mutâbıktır, tıpkısı" gibi mânâlara gelir. Mânânın fertlerine de mâsadak denilebilir.
MASADIR: (Masdar. C.) Masdarlar.
MURASADE: (Rasad. dan) Rasad etme, gözetleme. * Dikkatle bakma.
MUTASADDI': Dağlıyan, tasaddu eden, perakende olan, yarılıp çatlayan.
MUTASADDIK: Tasadduk eden. Sadaka veren.
MUTASADDIK-UN ALEYH: Sadakayı kabul eden kimse.
MUTASADDIKÎN: (Mutasaddık. C.) Sadaka verenler. Tasadduk edenler. * Sâdık ve doğru olduğu anlaşılanlar.
MUTASADDIR: (C.: Mutasaddırin) (Sadr. dan) Baş köşeye kurulan. Başa geçip oturan.
MUTASADDIRANE: f. Baş köşeye kurulana yakışacak surette.
MUTASADDIRÎN: (Mutasaddır. C.) Baş köşeye kurulanlar, tasaddur edenler.
MUTASADDÎ: (Sadv. dan) Bir işe girişen. Tasaddi eden. Başkasına saldıran, başka birine takılan.
RASAD: Gözetlemek, beklemek, pusuda olmak.
RASADGÂH: f. Bekleme yeri, gözetleme yeri. Gözlemevi.
RASADHÂNE: f. Havanın değişen şekillerini, sıcaklık ve soğukluğu tesbit etmek için veya yıldızların hareketlerini tesbit ve takib maksadiyle çalışılan yer.
TASADDİ: Bir işe başlamak. * Taarruz etmek. * Yüz döndürmek. * Tesadüf etmek. * Vuku bulmak.
TASADDU': Yarılıp çatlama. * Dağılma.
TASADDU': (Demir) Paslanmak ve küflenmek.
TASADDUK: Sadaka vermek. Allah rızası için fakirlere ve ihtiyacı olanlara, para veyahut ihtiyaca göre herhangi bir şey vermek. * Sadık ve gerçek olduğu tahakkuk etmek, meydana çıkmak.(İlmi olan kimse ilminden, malı olan kimse malından tasadduk etsin.) (Hadis meâli)
TASADDUKAT: (Tasadduk. C.) Sadakalar.
TASADDUR: (Sadr. dan) En başta oturma. Başa geçme. * Öğretmek. * Yücelik talep etmek, yükseklik ve ululuk istemek.
TASADUK: Birbirine inanmak.
TASADÜM: Tokuşmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ASA : Genişlik. Zuhur, meydana çıkma. Büyük kadeh.
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...