| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂSAD: | (Esed. C.) Esedler, arslanlar. |
| İçerisinde 'ÂSAD' geçenler |
|---|
| ÂLÂT-I RASADİYYE: | Meteoroloji ve astronomi araştırmalarında kullanılan âlet ve cihazlar. |
| HASAD: | Ekin biçmek. Ekin biçme mevsimi. |
| HASADET: | Hasedcilik, kıskançlık. Çekememezlik. |
| MASAD: | (C: Musdân-Emside) Dağın yüksek ve yüce yeri. |
| MASADAK: | Bir sözü veya hükmü tasdik eden husus. "Söylendiği gibi, denildiği şekilde, doğru, sâdık, olduğu gibi, muvâfıktır, mutâbıktır, tıpkısı" gibi mânâlara gelir. Mânânın fertlerine de mâsadak denilebilir. |
| MASADIR: | (Masdar. C.) Masdarlar. |
| MURASADE: | (Rasad. dan) Rasad etme, gözetleme. * Dikkatle bakma. |
| MUTASADDI': | Dağlıyan, tasaddu eden, perakende olan, yarılıp çatlayan. |
| MUTASADDIK: | Tasadduk eden. Sadaka veren. |
| MUTASADDIK-UN ALEYH: | Sadakayı kabul eden kimse. |
| MUTASADDIKÎN: | (Mutasaddık. C.) Sadaka verenler. Tasadduk edenler. * Sâdık ve doğru olduğu anlaşılanlar. |
| MUTASADDIR: | (C.: Mutasaddırin) (Sadr. dan) Baş köşeye kurulan. Başa geçip oturan. |
| MUTASADDIRANE: | f. Baş köşeye kurulana yakışacak surette. |
| MUTASADDIRÎN: | (Mutasaddır. C.) Baş köşeye kurulanlar, tasaddur edenler. |
| MUTASADDÎ: | (Sadv. dan) Bir işe girişen. Tasaddi eden. Başkasına saldıran, başka birine takılan. |
| RASAD: | Gözetlemek, beklemek, pusuda olmak. |
| RASADGÂH: | f. Bekleme yeri, gözetleme yeri. Gözlemevi. |
| RASADHÂNE: | f. Havanın değişen şekillerini, sıcaklık ve soğukluğu tesbit etmek için veya yıldızların hareketlerini tesbit ve takib maksadiyle çalışılan yer. |
| TASADDİ: | Bir işe başlamak. * Taarruz etmek. * Yüz döndürmek. * Tesadüf etmek. * Vuku bulmak. |
| TASADDU': | Yarılıp çatlama. * Dağılma. |
| TASADDU': | (Demir) Paslanmak ve küflenmek. |
| TASADDUK: | Sadaka vermek. Allah rızası için fakirlere ve ihtiyacı olanlara, para veyahut ihtiyaca göre herhangi bir şey vermek. * Sadık ve gerçek olduğu tahakkuk etmek, meydana çıkmak.(İlmi olan kimse ilminden, malı olan kimse malından tasadduk etsin.) (Hadis meâli) |
| TASADDUKAT: | (Tasadduk. C.) Sadakalar. |
| TASADDUR: | (Sadr. dan) En başta oturma. Başa geçme. * Öğretmek. * Yücelik talep etmek, yükseklik ve ululuk istemek. |
| TASADUK: | Birbirine inanmak. |
| TASADÜM: | Tokuşmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ASA : | Genişlik. Zuhur, meydana çıkma. Büyük kadeh. |
| AS : | Mersin ağacı. |