| Kelime | Anlam |
|---|
| ÂYEN: | f. Demir. |
| ÂYENDE: | (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici. |
| İçerisinde 'ÂYEN' geçenler |
|---|
| ARAYENDE: | f. Düzen verici, süsleyici. |
| ÂYENDE: | (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici. |
| ÂYET-İ MÜDÂYENE: | Kur'an-ı Kerim'de (Sure-i Bakara, 281. âyet) borçlu ve alacaklı hakkındaki âyet. (Bu âyet vasatî olarak bir sahife uzunluğundadır.) |
| BAHŞAYENDE: | f. Bağışlayıcı, afvedici. |
| GÜŞAYENDE: | f. Açan, açıcı. |
| HAYENDE: | f. Ağızda çiğneyen. |
| HOŞAYENDE: | (C.: Hoşâyendegân) f. Hoşa giden, hoşlanılan, beğenilen. |
| LÂYENBAGÎ: | Lâyık olmaz. Yakışmaz. Uymaz. |
| LÂYENFEKK: | Bölünemez, ayrılamaz. Parçalanamaz. |
| LÂYENKATI': | Aralıksız. Kesilmeksizin. |
| MUAYENE: | Zâhir ve âşikâre olmak, görünmek, belli olmak. * Gözden geçirme, yoklama, kontrol etmek. |
| MUAYENEHANE: | f. Hekimlerin, hastaları muayene ettikleri yer. |
| MUHAYENE: | Belirli bir zaman için kiralama. |
| MÜBAYENET: | Zıddıyet. Ayrılık. Tutmazlık. Başkalık. |
| MÜBAYENET-İ CEVHERİYYE: | Her nev'in cevherinin ve fıtrat-ı asliyesinin birbirinden farklı ve ayrı oluşu. Cevherdeki farklılık. |
| MÜDAYENE: | Borç alıp vermek. Ödünç almak ve vermek. |
| MÜLAYENE(T): | Yumuşak etmek. * Yumuşaklık. (Bak: Liyan) |
| NÜMAYENDE: | f. Gösterici. |
| PAYENDE: | (C.: Payendegân) f. Payanda, destek, dayak. * Duran, sürekli. |
| PAYENDEGÎ: | f. Devamlılık, süreklilik. |
| PİRAYENDE: | f. Süsleyici, donatıcı. |
| SERAYENDE: | (C.: Serâyendegân) Şarkıcı, şarkı söyliyen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂYENDE : | (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici. |
| AY : | (Bak: Ayât) |