Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÂYEN: f. Demir.
ÂYENDE: (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici.
İçerisinde 'ÂYEN' geçenler
ARAYENDE: f. Düzen verici, süsleyici.
ÂYENDE: (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici.
ÂYET-İ MÜDÂYENE: Kur'an-ı Kerim'de (Sure-i Bakara, 281. âyet) borçlu ve alacaklı hakkındaki âyet. (Bu âyet vasatî olarak bir sahife uzunluğundadır.)
BAHŞAYENDE: f. Bağışlayıcı, afvedici.
GÜŞAYENDE: f. Açan, açıcı.
HAYENDE: f. Ağızda çiğneyen.
HOŞAYENDE: (C.: Hoşâyendegân) f. Hoşa giden, hoşlanılan, beğenilen.
LÂYENBAGÎ: Lâyık olmaz. Yakışmaz. Uymaz.
LÂYENFEKK: Bölünemez, ayrılamaz. Parçalanamaz.
LÂYENKATI': Aralıksız. Kesilmeksizin.
MUAYENE: Zâhir ve âşikâre olmak, görünmek, belli olmak. * Gözden geçirme, yoklama, kontrol etmek.
MUAYENEHANE: f. Hekimlerin, hastaları muayene ettikleri yer.
MUHAYENE: Belirli bir zaman için kiralama.
MÜBAYENET: Zıddıyet. Ayrılık. Tutmazlık. Başkalık.
MÜBAYENET-İ CEVHERİYYE: Her nev'in cevherinin ve fıtrat-ı asliyesinin birbirinden farklı ve ayrı oluşu. Cevherdeki farklılık.
MÜDAYENE: Borç alıp vermek. Ödünç almak ve vermek.
MÜLAYENE(T): Yumuşak etmek. * Yumuşaklık. (Bak: Liyan)
NÜMAYENDE: f. Gösterici.
PAYENDE: (C.: Payendegân) f. Payanda, destek, dayak. * Duran, sürekli.
PAYENDEGÎ: f. Devamlılık, süreklilik.
PİRAYENDE: f. Süsleyici, donatıcı.
SERAYENDE: (C.: Serâyendegân) Şarkıcı, şarkı söyliyen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂYENDE : (C.: Âyendegân) f. Gelen, geçici.
AY : (Bak: Ayât)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...