Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ÇAK: | f. İyi, güzel, sıhhatli, şişman. |
| ÇAK: | f. Yarık, çatlak, yırtmaç. Kılıç, bıçak gibi şeylerin sesleri. Sabah vakti beyazlığı. Küçük pencere. Hazır. Amâde. |
| ÇAKACAK: | f. Silahlı çatışmadan çıkan ses. |
| ÇAKALOZ: | Çakıltaşı atan bir nevi küçük top. |
| ÇAKÇAK: | Parça parça, yırtık pırtık. Kılıç ve emsâli şeylerin sesleri. |
| ÇÂKER: | f. Kul, köle. |
| ÇÂKERÂNE: | f. Kölecesine, köle gibi. |
| ÇÂKERÎ: | f. Abd'e, köleye ait. Kölelik. Kulluk, abdlik, esirlik, cariyelik. |
| ÇAKMAKLI: | Ağızdan dolan ve tetik yerinde bir cins çakmakla ateş alan eski tüfek çeşitlerinden biri. |
| ÇAKŞIR: | İnce kumaştan yapılan uzun bir çeşit şalvar. Kuşların ayağındaki tüy. |
| ÇAKUÇ: | f. Çekiç. |
| İçerisinde 'ÇAK' geçenler | |
| DEŞT-İ KIPÇAK: | Dinyester ile İrtiş arasında bulunan geniş step. |
| ÇAKACAK: | f. Silahlı çatışmadan çıkan ses. |
| ÇAKALOZ: | Çakıltaşı atan bir nevi küçük top. |
| ÇAKÇAK: | Parça parça, yırtık pırtık. * Kılıç ve emsâli şeylerin sesleri. |
| ÇÂKER: | f. Kul, köle. |
| ÇÂKERÂNE: | f. Kölecesine, köle gibi. |
| ÇÂKERÎ: | f. Abd'e, köleye ait. * Kölelik. Kulluk, abdlik, esirlik, cariyelik. |
| ÇAKMAKLI: | Ağızdan dolan ve tetik yerinde bir cins çakmakla ateş alan eski tüfek çeşitlerinden biri. |
| ÇAKŞIR: | İnce kumaştan yapılan uzun bir çeşit şalvar. * Kuşların ayağındaki tüy. |
| ÇAKUÇ: | f. Çekiç. |
| GİRÎBAN-ÇÂK: | f. Yakası yırtık. * Mc: Kederli, hüzünlü, üzüntülü. |
| KAPÇAK: | Tar: Eski zaman muharebelerinde muhasara edilen kalelerin duvarlarına tırmanmak için kullanılan büyük çengel. |
| SİNE-ÇÂK: | Göğsü, yüreği yaralı. |
| ZEHREÇÂK: | f. Çok korkmuş, ödü patlamış. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÇAKACAK : | f. Silahlı çatışmadan çıkan ses. |
| ÇABA : | Cehd. Gayret, herhangi bir işi yapmak için harcanan güç. |