Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÇEŞM: f. Göz. Ayn. Dide.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
ÇEŞM-İ BED: Kem göz.
ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü.
ÇEŞM-İ GAZUB: Kızgın bakış.
ÇEŞM-İ GİRYÂN: Ağlayan göz.
ÇEŞM-İ HOŞ-NİGÂH: Güzel bakışlı göz.
ÇEŞM-İ İSTİKBÂL-BİNÎ: Gelecek zamanı, istikbâli gören göz. Kuvve-i kudsiye ve ferâset ve basiretle ileriyi bilen nazar.
ÇEŞM-İ MEST: Sarhoş göz, mest olmuş göz.
ÇEŞM-ZAHM: Nazar değme.
ÇEŞMAN: (Çeşm. C.) Çeşmler, gözler.
ÇEŞM-AŞİNA: f. Göz aşinalığı olan, tanıdık.
ÇEŞM-AVİZ: f. Yüz örtüsü, peçe.
ÇEŞM-DAR: f. Bekliyen, gözliyen.
ÇEŞM-DERİDE: f. Sıkılmaz, utanmaz, arsız.
ÇEŞM: f. Göz. Ayn. Dide.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
ÇEŞM-İ BED: Kem göz.
ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü.
ÇEŞM-İ MEST: Sarhoş göz, mest olmuş göz.
ÇEŞMAN: (Çeşm. C.) Çeşmler, gözler.
ÇEŞM-DAR: f. Bekliyen, gözliyen.
İçerisinde 'ÇEŞM' geçenler
AB-I ÇEŞM: Göz yaşı.
BAM-I ÇEŞM: Gözkapağı.
BED-ÇEŞM: f. Nazarı değen, haset kimse.
BE-SER Ü ÇEŞM: f. Başgöz üstüne.
BE-SER Ü ÇEŞM: f. Başgöz üstüne.
ÇÂR-ÇEŞM: Dört göz.
ÇERAG-ÇEŞM: f. Evlat, çocuk, veled, insan yavrusu.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
ÇEŞM-İ BED: Kem göz.
ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü.
ÇEŞM-İ GAZUB: Kızgın bakış.
ÇEŞM-İ GİRYÂN: Ağlayan göz.
ÇEŞM-İ HOŞ-NİGÂH: Güzel bakışlı göz.
ÇEŞM-İ İSTİKBÂL-BİNÎ: Gelecek zamanı, istikbâli gören göz. Kuvve-i kudsiye ve ferâset ve basiretle ileriyi bilen nazar.
ÇEŞM-İ MEST: Sarhoş göz, mest olmuş göz.
ÇEŞM-ZAHM: Nazar değme.
ÇEŞMAN: (Çeşm. C.) Çeşmler, gözler.
ÇEŞM-AŞİNA: f. Göz aşinalığı olan, tanıdık.
ÇEŞM-AVİZ: f. Yüz örtüsü, peçe.
ÇEŞM-DAR: f. Bekliyen, gözliyen.
ÇEŞM-DERİDE: f. Sıkılmaz, utanmaz, arsız.
ÇÂR-ÇEŞM: Dört göz.
ÇERAG-ÇEŞM: f. Evlat, çocuk, veled, insan yavrusu.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
ÇEŞM-İ BED: Kem göz.
ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü.
ÇEŞM-İ MEST: Sarhoş göz, mest olmuş göz.
ÇEŞMAN: (Çeşm. C.) Çeşmler, gözler.
ÇEŞM-DAR: f. Bekliyen, gözliyen.
GEDA-ÇEŞM: f. Dilenci gözlü, yoksul gözlü. * Mc: Aç gözlü, gözü doymaz.
GEDA-ÇEŞMANE: f. Açgözlülükle, açgözlücesine.
GÜRİSNEÇEŞM: f. Pinti, cimri, hasis. Aç gözlü.
GEDA-ÇEŞM: f. Dilenci gözlü, yoksul gözlü. * Mc: Aç gözlü, gözü doymaz.
GEDA-ÇEŞMANE: f. Açgözlülükle, açgözlücesine.
HIYRE-ÇEŞM: f. Kamaşık ve donuk gözlü. * Cesur, atılgan. * İnatçı, muannid. * Utanmaz, hayâsız, arsız.
KÂSE-İ ÇEŞM: Göz çukuru.
KECÇEŞM: f. Şaşı gözlü. Gözü şaşı olan.
KEJÇEŞM: f. Şaşı, eğri bakışlı.
KÂSE-İ ÇEŞM: Göz çukuru.
MANZAR-I ÇEŞM: Gözbebeği.
MERDÜM-İ ÇEŞM: Gözbebeği.
NUR-İ ÇEŞM: Göz nuru. Gözün iyi görür olması. * Mc: Saadet.
PUŞİDE-ÇEŞM: f. Örtünecek, giyilecek şey. * Örtü.
PUŞİDE-ÇEŞM: f. Örtünecek, giyilecek şey. * Örtü.
RİME-İ ÇEŞM: Göz çapağı.
SERÇEŞME: (C.: Serçeşmegân) f. Çeşme başı, su başı. Pınar. * Pir, şeyh. Baş. * (Tanzimattan evvel) yardımcı askerlerin maddi işlerine bakan kimse.
TENGÇEŞM: f. Açgözlü.
TİZ-ÇEŞM: f. Gözü keskin.
TENGÇEŞM: f. Açgözlü.
TİZ-ÇEŞM: f. Gözü keskin.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÇEŞM-İ ÂHU : Ceylân gözü.
ÇEŞ : f. "Deneyen, sınayan, tadına bakan" mânâsına gelerek kelimelere eklenir.
ÇE : f. Küçültme edatı olap bu mânâ ile Farsça isimlere eklenir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...