Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÎDÎ: Bayramla alâkalı.
İDİL: Fr. Kır hayatını mevzu yapan nazım veya nesir yazı.
ÎDİYYE: Bayramlık.
Divan Edebiyatı şairlerinin bayram vesilesiyle büyüklerin medhine dair yazdıkları kasideler.
Bayram kutlaması.
İçerisinde 'ÎDÎ' geçenler
AİDİYYET: Alâkalılık, ilgililik. Aid olma. Birine mahsus olma.
ASÂKİR-İ MUVAHHİDÎN: Allahın birliğine inanan askerler. İslâm ordusu.
BİDİSTAN: f. Söğütlük.
CAME-İ ÎDÎ: Bahar çiçekleri. Kırmızı renkli elbise. * Bayram elbisesi.
EBED-ÜL ÂBİDÎN: Ebediyyen, sonsuz olarak.
EBU MANSUR-U MATÜRİDÎ: (Bak: Matüridî)
EV'İYE-İ VERİDİYYE: Tıb: Siyah kan damarları.
HÂMİDÎN: (Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler.
HÜLEFÂ-YI RAŞİDÎN: En ileri sahabeden ilk dört halife. (Bak: Çâryâr)
İDİL: Fr. Kır hayatını mevzu yapan nazım veya nesir yazı.
ÎDİYYE: Bayramlık. * Divan Edebiyatı şairlerinin bayram vesilesiyle büyüklerin medhine dair yazdıkları kasideler. * Bayram kutlaması.
İMAM-I MATÜRİDÎ: (Bak: Matüridî)
İMAN-I TAKLİDÎ: Az şüphelere mağlup olabilen, başkalarını takliden olan iman. Tahkik ehline ait olmayan, câhillere mahsus iman.
KAZİYE-İ TAKLİDİYYE: Man: Mücerred. Başkasından duymakla hükmolunan kaziyye.
MATURİDÎ: Mâturidi Mezhebi ve bu mezhebden olan. Semerkand şehrinin Mâturid köyünden olan Ebu Mansur-u Mâturidi'yi (Hicri: 280-332) itikadda imam olarak kabul edenler. Amelde Hanefi Mezhebinden olanlar, itikadda Maturidi mezhebindendir. Çünkü bu Zât, Ehl-i Sünnet itikadına muhalif görüşleri, eserleri ile reddederek ıslâh etmiştir.
MECİDİYE: Sultan Abdülmecid zamanında 1840'da basılmış 20 kuruş değerinde gümüş para.
MİDİLLİ: At cinsinin küçük çaptaki nev'ine verilen addır. Bu türlü atlar Midilli adasında yetiştirildiği için bu adı almıştır.
MUKALLİDÎN: (Mukallid. C.) Taklidçiler. Örnek ve misâl alanlar. * Takınanlar. Boyuna takanlar.
MUKAYYİDÎN: (Mukayyid. C.) Kayıt memurları, mukayyidler.
MUVAHHİDÛN (MUVAHHİDÎN): Muvahhidler. Bir Allah'a inanıp, birliğe çalışanlar. Birleyici olanlar.
MÜCAHİDÎN: (Mücahid. C.) Mücahidler. Cihad edenler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla çalışan, çarpışanlar.
MÜCEDDİDÎN: (Müceddid. C.) Müceddidler. Yenilik yapanlar.
MÜCELLİDÎN: (Mücellid. C.) Ciltçiler. Mücellidler. Kitap ciltleyenler.
MÜCTEHİDÎN: (Müctehid. C.) (Bak: Kıyas-ı fukaha)
MÜFSİDÎN: (Müfsid. C.) Bozanlar, ifsad edenler, müfsidler. Fesatlık yapanlar, ara açanlar.
MÜLHİDÎN: Mülhidler.
MÜRŞİDÎN: (Mürşid. C.) Mürşidler, doğru ve selâmetli yolu gösteren kimseler.
MÜSEVVİDÎN: (Müsevvid. C.) Müsevvidler. Müsvedde yapanlar. * Kâtipler.
MÜSTERŞİDÎN: (Müsterşid. C.) Doğru ve hak yolun gösterilmesini, irşad edilmesini isteyenler.
MÜŞAHİDÎN: (Müşahid. C.) Görenler, bakanlar. Müşahede edenler.
MÜTEABBİDÎN: (Müteabbid. C.) Taabbüd edenler, ibadet edenler. Kulluk edenler.
MÜTEAHHİDÎN: (Müteahhid. C.) (Ahd. dan) Taahhüd edenler. İşi üzerine alan kimseler.
MÜTEAMMİDÎN: (Müteammid. C.) (Amd. den) Bilerek ve tasarlıyarak yapanlar.
MÜTEANNİDİN: (Müteannid. C.) Direnenler, inad edenler, inatçılık yapanlar.
MÜTECEDDİDÎN: (Müteceddid. C.) Yenileşenler, teceddüd edenler.
MÜTECELLİDÎN: (Mütecellid. C.) Kahramanlar, yiğitler, celâdet gösteren kahraman kimseler.
MÜTEFERRİDÎN: (Müteferrid. C.) Tek ve yalnız olanlar. Eşi, benzeri ve emsâli bulunmıyanlar. * Kendi başına idare olanlar.
MÜTEHAŞŞİDÎN: (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar.
MÜTEKAİDÎN: (Mütekaid. C.) Emekliler, emekliye ayrılmış olanlar.
MÜTEKÂYİDÎN: (Mütekâyid. C.) Birbirlerine hile yapanlar, birbirlerini aldatanlar.
MÜTEKAYYİDÎN: (Mütekayyid. C.) (Kayd. dan) Dikkatli davrananlar, kayıtlı bulunanlar.
MÜTEMERRİDÎN: (Mütemerrid. C.) Dikkafalık edenler, inatçılık yapanlar, direnenler. Mütemerridler.
MÜTEREDDİDÎN: (Mütereddid. C.) Karar veremeyenler, tereddüt edenler, kararsız kişiler. * Bir yere gidip gelenler.
MÜTEVAİDÎN: (Mütevâid. C.) Sözleşenler, vaidleşenler, birbirlerine söz verenler.
MÜTEZEHHİDÎN: (Mütezehhid. C.) Zâhid olanlar, dine çok bağlı bulunanlar.
MÜTEZEVVİDÎN: (Mütezevvid. C.) Yanlarına azık, erzak alanlar.
MÜŞAHİDÎN: (Müşahid. C.) Görenler, bakanlar. Müşahede edenler.
MÜTEHAŞŞİDÎN: (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar.
NA-ÜMİDÎ: f. Ümit kırıklığı, ümitsizlik, me'yusiyet.
NEMİDİDEM: Görmüyorum.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İDİL : Fr. Kır hayatını mevzu yapan nazım veya nesir yazı.
ÎD : Bayram günü. Bayram. (Gidip tekrar gelen, bir kimsede âdet olup alışılan şey. Bayram tekrar geldiği için îd denilmiştir. L.R.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...