Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÜKEL: (Ükle. C.) Lokmalar.
İçerisinde 'ÜKEL' geçenler
EF'ÂL-İ MÜKELLEFÎN: Mükellef olanların (yani; Cenâb-ı Hakk'ın teklif ve emirlerini kabul ve vazifeli kimselerin) yaptıkları amel ve işler. Bunlar şu isim altında sıralanır: Farz, vâcip, sünnet, müstehab, mübah, mekruh, haram, sahih bâtıl, fâsid, helâl.
EFÂZIL-I VÜKELÂ-YI FİHÂM: Büyük vekillerin bilgilileri.
HÜRRE-İ MÜKELLEFE: Fık: Akıl ve bâliğ olan hürre kadın. Sevap ve günahtan mes'ul olan kadın.
MECLİS-İ VÜKELÂ: Kabine toplantısı. Bakanlar kurulu toplantısı.
MÜKELLA': Sâhil. Nehir kenarı.
MÜKELLEB: Bağlı esir.
MÜKELLEF: Bir şeyi yapmağa mecbur olan. Vazifeli. Muvazzaf. * Bir şeyi ödemeğe mecbur olan. * Mükemmel hazırlanmış, külfetle süslenmiş olan. (Bak: Teklif)
MÜKELLEFÎN: Vazifeliler. Mükellefler. Bir şeyi ödemek zorunda bulunanlar.
MÜKELLEFİYET: Mecburiyyet. Bir işi yapmağa vazifeli oluş. Bir işi terk edememek hâli. Mükellef oluş.
MÜKELLEL: (İklil. den) Başında taç bulunan. Taç giymiş olan. * Parlak, müzeyyen, süslü. * Tacına inci taşları dizilen.
MÜKELLİB: Yırtıcı hayvanları ava alıştıran, avcılık tâlim edip öğreten.
MÜKELLİF: Teklif eden. * Vazife veren. İş veren. * Zorluğa sevkeden.
MÜKELSEM: Yuvarlak yüzlü. * Büyük, kalın.
REİS-İ VÜKELÂ: Vekillerin başı. Başvekil. Başbakan.
VÜKELÂ: (Vekil. C.) Vekiller. Bakanlar. Nâzırlar. Kendilerine iş havale edilenler.
VÜKELÂ-İ DEÂVÎ: Dâvâ vekilleri. Avukatlar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÜKİLE : Gıybet.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...