| Kelime | Anlam |
|---|
| ÜKEL: | (Ükle. C.) Lokmalar. |
| İçerisinde 'ÜKEL' geçenler |
|---|
| EF'ÂL-İ MÜKELLEFÎN: | Mükellef olanların (yani; Cenâb-ı Hakk'ın teklif ve emirlerini kabul ve vazifeli kimselerin) yaptıkları amel ve işler. Bunlar şu isim altında sıralanır: Farz, vâcip, sünnet, müstehab, mübah, mekruh, haram, sahih bâtıl, fâsid, helâl. |
| EFÂZIL-I VÜKELÂ-YI FİHÂM: | Büyük vekillerin bilgilileri. |
| HÜRRE-İ MÜKELLEFE: | Fık: Akıl ve bâliğ olan hürre kadın. Sevap ve günahtan mes'ul olan kadın. |
| MECLİS-İ VÜKELÂ: | Kabine toplantısı. Bakanlar kurulu toplantısı. |
| MÜKELLA': | Sâhil. Nehir kenarı. |
| MÜKELLEB: | Bağlı esir. |
| MÜKELLEF: | Bir şeyi yapmağa mecbur olan. Vazifeli. Muvazzaf. * Bir şeyi ödemeğe mecbur olan. * Mükemmel hazırlanmış, külfetle süslenmiş olan. (Bak: Teklif) |
| MÜKELLEFÎN: | Vazifeliler. Mükellefler. Bir şeyi ödemek zorunda bulunanlar. |
| MÜKELLEFİYET: | Mecburiyyet. Bir işi yapmağa vazifeli oluş. Bir işi terk edememek hâli. Mükellef oluş. |
| MÜKELLEL: | (İklil. den) Başında taç bulunan. Taç giymiş olan. * Parlak, müzeyyen, süslü. * Tacına inci taşları dizilen. |
| MÜKELLİB: | Yırtıcı hayvanları ava alıştıran, avcılık tâlim edip öğreten. |
| MÜKELLİF: | Teklif eden. * Vazife veren. İş veren. * Zorluğa sevkeden. |
| MÜKELSEM: | Yuvarlak yüzlü. * Büyük, kalın. |
| REİS-İ VÜKELÂ: | Vekillerin başı. Başvekil. Başbakan. |
| VÜKELÂ: | (Vekil. C.) Vekiller. Bakanlar. Nâzırlar. Kendilerine iş havale edilenler. |
| VÜKELÂ-İ DEÂVÎ: | Dâvâ vekilleri. Avukatlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÜKİLE : | Gıybet. |