| Kelime | Anlam |
|---|
| ÜMİD: | f. Ummak. Emel. Arzu. İntizar. Umut. Rica. |
| ÜMİDBAHŞ: | f. Ümitlendiren, ümit veren. |
| ÜMİDBESTE: | f. Ümitlenmiş, ümit bağlamış. |
| ÜMİDGÂH: | f. Bir şey ümit edilen yer veya makam. |
| ÜMİDVÂR: | f. Ümitli. Ümit besleyen.(Evet, ümidvâr olunuz; şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır. M.) (Rahmet-i İlâhiyyeden ümid kesilmez. Çünkü Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur'anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatını muvakkat arızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir... M.) |
| ÜMİDBAHŞ: | f. Ümitlendiren, ümit veren. |
| İçerisinde 'ÜMİD' geçenler |
|---|
| BİM Ü ÜMİD: | Korku ve ümid. |
| MÜMİDD: | İmdad eden, yardım eden. * Uzatan, uzatıcı. |
| NA-ÜMİD: | f. Ümidsiz. Ümidi kırılmış. |
| NA-ÜMİDÎ: | f. Ümit kırıklığı, ümitsizlik, me'yusiyet. |
| ÜMİDBAHŞ: | f. Ümitlendiren, ümit veren. |
| ÜMİDBESTE: | f. Ümitlenmiş, ümit bağlamış. |
| ÜMİDGÂH: | f. Bir şey ümit edilen yer veya makam. |
| ÜMİDVÂR: | f. Ümitli. Ümit besleyen.(Evet, ümidvâr olunuz; şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır. M.) (Rahmet-i İlâhiyyeden ümid kesilmez. Çünkü Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur'anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatını muvakkat arızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir... M.) |
| ÜMİDBAHŞ: | f. Ümitlendiren, ümit veren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÜMİDBAHŞ : | f. Ümitlendiren, ümit veren. |
| ÜMA' : | Kedi miyavlaması. |