Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ÜNAS: Halk. İnsanlar.
İçerisinde 'ÜNAS' geçenler
KAT'-I MÜNÂSEBET: Münasebeti ve ahbaplığı kesme.
KÜNASAT: (Künâse. C.) Künâseler, süprüntüler.
KÜNASE: Süprüntü, zibil, çöp.
MÜNASAFA: (Nısf. dan) Yarıyarıya paylaşma. İki eşit parçaya ayırma.
MÜNASAFATEN: Yarıyarıya olarak.
MÜNASAHA: Nasihat etme, nasihatta bulunma.
MÜNASARA: Birbirine yardım etme. Muavenette bulunma.
MÜNASAT: Unutma, nisyan.
MÜNASEBAT: (Münasebet. C.) Münasebetler, ilgiler. İki kişi veya hey'et arasındaki bağlar, ilişkiler. Alâkalar.
MÜNASEBE: Benzemek.
MÜNASEBET: İki şey arasındaki tenasüb, uygunluk, yakınlık, bağlılık, mensubiyet, yakışmak, vesile, alâka.
MÜNASEHA: Bir şeyi diğerine nakletmek. * Döndürmek. * Tebdil etmek, değiştirmek. * Huk: Bir vârisin, kendine bırakılan mirası alamadan ölmesi.
MÜNASERE: Saçmak.
MÜNASİB: Benzer, uygun, lâyık, yakışır, yaraşır.
NA-MÜNASİB: f. Münâsebetsiz, yakışıksız, uygunsuz, uygun olmayan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÜNAFİ : Büyük burunlu kimse.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...