Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İŞE: f. Orman, sık ağaçlık.
Câsus, hafiye.
İçerisinde 'İŞE' geçenler
AİŞE: (Bak: Ayişe)
AKMİŞE: (Kumaş. C.) Kumaşlar, dokumalar.
AVİŞE(N): f. Kekik otu. * Sarılma, sıyırarak çıkma. Saldırma.
BEŞİŞE: Açık yüzlü olmak.
BİŞE: f. Orman, meşelik.
CEFA-PİŞE: f. Gaddar, cebbar, zâlim. * Sevgili, mâşuk, sevilen.
CEŞİŞE: Bulgur yemeği.
DALALETPİŞE: Sapıklığı tâkibeden. Sapıklığa giden. İslâmiyetten başka yol tâkib eden.
DERD-İ MAİŞET: Geçinmek derdi ve zorluğu. Maişet derdi.
DEŞİŞE: Bulgur.
ENDİŞE: f. Korku. Düşünce. Merak, keder, kuruntu.
ENDİŞE-İ İSTİKBAL: Gelecek zamanı düşünmekten gelen merak, üzüntü, keder. Geleceği düşünmek.
ENDİŞE-İ MEVT: Ölüm endişesi. Ölüm korkusu.
ENİŞE: f. Hafiye, gizli polis. * Casus. Gizli haberler öğrenerek veya sırları çözerek düşmanlara haber veren kimse. * Dalkavuk, yaltakçı.
ENDİŞE-İ MEVT: Ölüm endişesi. Ölüm korkusu.
FAHİŞE: Ahlâksız ve hayâsız kadın. Namusunu korumayan kadın. * Allah'ın menettiği şey. * Zâniye. Kahbe.
FAKR-PİŞE: f. Fakirliğe alışmış, fakirlik içinde, muhtaçlık içinde.
GİŞE: Fr. Tren istasyonu, vapur iskelesi ve mağaza gibi yerlerde bilet veya paranın alınıp verildiği yer.
GÜNAHPİŞE: (C: Günahpişegân) Günah işlemeyi âdet haline getiren.
GÜNAHPİŞEGÂN: f. Günah işlemeyi âdet haline getirenler.
GÜNAHPİŞEGÂN: f. Günah işlemeyi âdet haline getirenler.
HÂDİŞE: Derisi parçalandığı halde kan çıkmayan yara.
HAFİŞE: Sel yolu.
HARHİŞE: f. Kavga, gürültü, patırtı.
HÂRİKA-PİŞE: f. Hârikalı. Hârika işler yapan.
HAŞİŞE: Ot.
HEMÎŞE: f. Dâima. Her zaman.
HÜNERPİŞE: f. Mahâretli, mârifetli, hünerli.
HEMÎŞE: f. Dâima. Her zaman.
KEMİŞE: Küçük emzikli deve.
KİRİŞEK: f. Savaşçı, cengâver, muharib.
KLİŞE: Fr. Matbaada tipografik baskıda kullanılan kabartma resim veya yazılar çıkarılmış madeni levha.
LÂKİŞE: Tutmaç aşı.
MAİŞET: (Ayş. dan) Yaşayış. Yaşama. Ömür. * Yaşamaya lüzumlu bulunan maddeler.
MAİŞETGÂH: f. Maişet yeri. Geçim te'min edilen yer.
MEDAR-I MAİŞET: Geçim vasıtası.
MİŞEZAR: f. Küçük koruluk, ağaçlık, meşelik.
MÜDHİŞE: Korkunç, ürküten, ürkütücü.
MAİŞETGÂH: f. Maişet yeri. Geçim te'min edilen yer.
MÜDHİŞE: Korkunç, ürküten, ürkütücü.
NEBERD-PİŞE: f. Harb etmeyi sanat edinmiş kimse. Savaşçı.
NİŞE: f. Çoban düdüğü. Kaval.
NİŞEST: f. Oturan.
NİŞESTE: (C.: Nişeste-gân) f. Oturan, oturmuş.
NİŞESTE-GÂN: (Nişeste. C.) f. Oturanlar, oturmuş olanlar.
NİŞESTGÂH: f. Oturacak yer.
NİŞESTE-GÂN: (Nişeste. C.) f. Oturanlar, oturmuş olanlar.
PİŞE: f. İş, kâr. Meşguliyet. * Alışkanlık, huy, âdet. * Meslek, san'at. * "Huy edinmiş, alışmış" anlamlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Hasenât-pişe $ : İyi şeyleri âdet edinmiş olan.
PİŞEGÂH: f. İş yeri. Fabrika.
PİŞEGÂN: (Pişe. C.) f. Meslekler, san'atlar. İşler. * Huylar, âdetler, tabiatlar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÎŞ : Yaşayış. Yaşamak. Zevk u safa sürmek. * Hayata medar olan ve geçinilen şeyler. * Ekmek. Gıda.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...