| Kelime | Anlam |
|---|
| İBAK: | Bir esirin, bir köle veya câriyenin sebepsiz olarak, sahibini bırakıp kaçması. |
| İçerisinde 'İBAK' geçenler |
|---|
| HİBAK: | Yarpuz otu. * Yelmek. |
| İGTİBAK: | Akşam vaktinde şarap içmek. |
| İHTİBAK: | Kumaş ve bez dokuma. |
| İNŞİBAK: | Şebeke şeklinde olma. * Balık ağı gibi birbirine geçme. |
| İNTİBAK: | Bir mekânın yükselmesi. * Bir kavmin şerre yönelmesi. |
| İNTİBAK: | (Bak: İntıbak) |
| İRTİBAK: | Karışık ve çapraşık bir işe girişme. * Karaca, geyik gibi hayvanların tuzağa düşmeleri. * Bir kazâya uğrama. |
| İRTİBAK: | Çamura batma. * Dolanbaçlı konuşma. * Karışma. * Bir işi aksi veya ters gitme. |
| İSTİBAK: | Yarış etme, yarışma. |
| İŞTİBAK: | (Şebeke. den) Örülmek. Örgülenmek. * Karşılıklı birbirine geçmek. * Perişanlık. * Zâhir olmak. * Koz: Güneş battıktan sonra gökte kum taneleri gibi görünen karışık yıldızlar. |
| SİBAK: | (Sebk. den) Bir şeyin öncelik hali. Birisinden ileri geçmek. Bir şeyin geçmişi. * Bağ, bağlantı. |
| SİBAK-UL KELÂM: | Sözün ilk halindeki bağlantısı, sözün evvelinde geçenden çıkan mânâ. |
| SİBAK U SİYAK: | Sözün gelişi. Sözün (öncesinin sonraya olan) uygunluğu. |
| SİYAK VE SİBAKA MÜLÂYEMET: | Sözün evveline güzel bir netice, sonrasına iyi bir başlangıç olması. |
| ŞİBAK: | (Şebeke. C.) Kafesler, şebekeler, ağlar, tuzaklar. |
| ZİBAK: | Cıva. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İBA' : | Çekinmek. Tiksinmek. * Kabul etmemek, bir işe razı olmamak. * Doymadan yemekten çekilmek. |