Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İBB: Zâyi ve telef etmek.
İBBÂN: Uygun zaman, vakit. Her şeyin mevsimi.
İBBÂN-ÜL FÂKİHE: Meyva mevsimi.
İçerisinde 'İBB' geçenler
AHİBBA: Dostlar, arkadaşlar. (Bak: Habib)
DİBBÎC: Bir, ehad.
DİBBÎH: Bir, ehad.
EAZZ-İ AHİBBÂ: Dostların en azizi.
EHABB-I EHİBBA $: Dostların, ahbabların en sevgilisi.
EHİBBA: (Habib. C.) Habibler, dostlar, sevgililer.
ELİBBA': (Lebib. C.) Akıllılar, kâmiller, kemalât sahipleri, olgun kimseler.
ETİBBA: Tabibler, tıb ilmini bilenler, doktorlar.
ETİBBA-İ HASSA: Saray hekimleri, saray doktorları.
HİBB: Kurnaz, aldatıcı, hileci kimse.
HİBB: Seven. Dost. Muhabbet eden, arkadaş.
HİBBAN: (Hibb. C.) Mahbublar, sevgililer.
HİBBE: (C.: Hibeb) Yırtık ve eski kumaş parçası. Paçavra.
HUZZÂK-I ETİBBÂ: Doktorlar içinde en ehil olanları.
İBBÂN: Uygun zaman, vakit. Her şeyin mevsimi.
İBBÂN-ÜL FÂKİHE: Meyva mevsimi.
MEDİBB: Selin aktığı yer.
MUHİBB: Seven. Muhabbet eden. Dost. Hayrı isteyen.
MUHİBBAN: f. (Muhibbin) Dostlar. Muhabbet edenler. Sevilenler. Sevgi besleyenler. Bir kimsenin taraflıları.
MUHİBBANE: f. Severek. Dostça. Dosta yakışır surette.
MUHİBBE: Kadın sevgili. Kadın dost.
MUHİBBÎ: Muhibb ile alâkalı. * Kanuni'nin nazımda kullandığı mahlâs.
MUKİBB: Lüzumlu olan, icab eden.
MÜKİBB: (Kebb. den) Bir şeyin üzerine çok düşen. Gayretle çalışan. * Çok lüzumlu olan. * Yüzü üstüne sürünen, zelil olan.
RİBBÎ: (C.: Ribbiyyun) Büyük kalabalık.
RİBBİYYUN: (Rabb. dan) Âlimler, fakihler. * Büyük topluluk.
SİBB: Tülbent. Baş örtüsü.
ZİBBAH: Ayak parmaklarının diplerinde olan yarıklar.
ZİBBAN: (Zübâb. C.) Sinekler.
ZİBBİR: Kuvvetli.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İBBÂN : Uygun zaman, vakit. Her şeyin mevsimi.
İBA' : Çekinmek. Tiksinmek. * Kabul etmemek, bir işe razı olmamak. * Doymadan yemekten çekilmek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...