Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İBER: | (İbret. C.) İbretler, ders alınacak şeyler. |
| İBER: | (İbre. C.) İbreler, iğneler. |
| İçerisinde 'İBER' geçenler | |
| BERİBERİ: | (Seylanca) Asya'nın güneydoğusu ile Okyanusya, Senegal ve Brezilya'nın yerli halklarında görülen ve B vitamini eksikliğinde vücuda gelen bir hastalık. |
| BİBERON: | Fr. Emzik. |
| EBU-L İBER: | Utanmaz, edepsiz, hayasız adam. |
| KİBER: | Ululuk. Büyüklük. Yaşlılık. |
| KİBER-İ SİNN: | Yaşlılık, ihtiyar olmak, yaş büyüklüğü. |
| LİBERAL: | Fr. Ferdî hürriyet lehinde, hürriyete elverişli. Ferdî teşebbüs ve hürriyet haklarını korumak için en iyi vasıta, devletin salâhiyyetlerini mümkün olduğu kadar tahdid etmek fikri. Rusya'daki dinsiz sosyalistliğin zıddı. (Bak: Sosyalizm) |
| ZİBERKAN: | Ay, kamer. Ay ve güneş. * Arap reislerinden bir reisin adı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İBEK : | f. Put, sanem, haç. |
| İBA' : | Çekinmek. Tiksinmek. * Kabul etmemek, bir işe razı olmamak. * Doymadan yemekten çekilmek. |