| Kelime | Anlam |
|---|
| İCÎ: | f. Atmaca. Hükümdar vekili. |
| İçerisinde 'İCÎ' geçenler |
|---|
| ADEM-İ HÂRİCÎ: | İlm-i İlâhide mevcud olup, maddi vücudu olmayan.(Adem-i mutlak zaten yoktur; çünkü bir ilm-i muhit var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, bir şey ona atılsın. Dâire-i ilim içinde bulunan adem ise, adem-i hâricidir ve vücud-u ilmiye perde olmuş bir ünvandır. Hatta bu mevcudat-ı ilmiyeye bazı ehl-i tahkik "A'yan-ı sâbite" tabir etmişler. Öyle ise, fenaya gitmek, muvakkaten haricî libasını çıkarıp, vücud-u mâneviye ve ilmîye girmektir. Yani, hâlik ve fani olanlar, vücud-u hâricîyi bırakıp; mâhiyetleri bir vücud-u mânevi giyer, dâire-i kudretten çıkıp dâire-i ilme girer. M.) |
| BİCİŞK: | f. Bilgin, hakîm. * Serçe kuşu. |
| GÜLLABİCİ: | Tar: Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar. Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da mecaz yoliyle güllâbici denilirdi. |
| HAKİKAT-I HÂRİCİYE: | Hayat gibi âlem-i şehadete gelmiş varlık. |
| HARİCÎ: | Dışarıya âit olan. İçeriye âit olmayan. Dış ile alâkalı. Ecnebiye âit. * Zorba ve âsi olan. * Seyyid olmadığı halde seyyidlik iddia eden. * Vaktiyle Hazret-i Ali Kerremallâhü veche'ye âsi olan fırka-i dâlle ashabından herbiri. (Bak: Havaric Vak'ası) |
| HARİCİYYE: | Hariçle alâkalı. Dış işleri. * Ameliyatla tedavi edilebilen hastalıklar. * Haricilik. (Bak: Havâric vak'ası) |
| HİCİR: | Başkalarından üstün ve faziletli olan. Bir kimsenin sireti ve mesleği. Huy, âdet, tabiat. |
| HİCİV: | (Bak: Hicv) |
| MA'DUMAT-I HÂRİCİYYE: | İlm-i İlâhide olup, maddi vücudu olmayan şeyler. |
| MEVCUD-U HARİCÎ: | Maddî vücudu bulunan eşya. |
| MÜTEFERRİCÎN: | (Müteferric. C.) Gezinenler, dolaşanlar, hava almağa eğlenmeğe gidenler. |
| MÜTEHEZZİCÎN: | (Mütehezzic. C.) Makamla şarkı söyliyenler. |
| NİKÂH-I HÂRİCÎ: | Dışardan evlenme, akraba hâricinden kız alma. |
| SADED HARİCİ: | Konuşulan mevzudan dışarı çıkmak. Hududdan dışarı çıkmak. |
| SİCİL: | Resmi vesikaların kaydedildiği kütük denen büyük defter. * Memurların durumu hakkında tutulan dosya. |
| SİCİSTAN: | Bir cins darı. |
| TEDRİCÎ: | (Tedriciyye) Yavaş yavaş olan, derece derece yapılan. |
| VÜCUD-U HÂRİCÎ: | Zâhir, ademden çıkmış olan. İlmî vücuddan âlem-i şehadete gelmiş olan. Maddî varlık, cismanî eşya. |
| YANKESİCİ: | Biçimine getirerek insanın üzerinden gizlice birşey çalan hırsız. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İCA' : | (Veca. dan) Ağrıtma, veca verme. |