Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İDAB: | Herkesi ziyafete davet etme. Sofrası herkese açık olma. Doğruluğunu ve hak olduğunu herkese bildirme. |
| İDAB: | Acib nesne. |
| İDABE: | Edeblilik, terbiyeli oluş. |
| İçerisinde 'İDAB' geçenler | |
| HİDAB: | (Hadeb. c.) Kamburluklar, tümsekler, yumruluklar. |
| İDABE: | Edeblilik, terbiyeli oluş. |
| İHTİDAB: | Kına ile saç ve sakalı boyama. * Boyanma, renklenme. |
| İKTİDAB: | Bir şeyi kendisi için kesmek. * Henüz öğretilmemiş deveye binmek. * İrticâlen söz söylemek. * Edb: Şâir, kasidesinden teşbihi keserek maksadına, yani medhettiğinin medhine geçmek. Hüsn-i tahallus (yani: Bir şeyin meydana gelmesine hayali ve güzel bir sebeb göstermek ile olan intikal), en uygunu ve en lâtifi olur. Müelliflerin Emmâ ba'dü, "Bundan sonra" kelimesine iktidab demeleri hamdeleden inkitaa binaendir. Edb. S.) |
| İNHİDAB: | (Hadeb. den) Kamburlaşma, yumrulaşma. * Kamburluk, yumruluk. |
| IHTİDAB: | Boyamak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İDABE : | Edeblilik, terbiyeli oluş. |
| İDA' : | Emanet bırakmak. Vedia koymak. * Huk: Kendi malının muhafazasını başkasına havale etme. |
| ÎD : | Bayram günü. Bayram. (Gidip tekrar gelen, bir kimsede âdet olup alışılan şey. Bayram tekrar geldiği için îd denilmiştir. L.R.) |