| Kelime | Anlam |
|---|
| İDDİA: | Bir şeyin müsbet veya menfiliğini ısrarla söylemek. İleri sürülen fikir. Dâva etmek. Israr etmek. İnat etmek. Haklı veya haksız bir dâvaya kalkışmak.(Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâva-yı halk ve iddiâ-yı icad edemez. Zira her şey, her şeyle bağlıdır. M.) |
| İDDİAEN: | İddia ederek. Doğru olduğunu söyleyerek. |
| İDDİAÎ: | İddia ile alâkalı. Şahitsiz, delilsiz ve boş söz. |
| İDDİAİYYAT: | (İddiaî. C.) İddia ile ilgili. Şahidi olmayan sözler. |
| İDDİAM: | (Diam. dan) Payanda dayamak. |
| İDDİANAME: | Müddei umuminin (savcının), iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı. (Ceza işlerinde hazırlık tahkikatının neticesi, davasının açılması için kâfi olduğu anlaşılırsa savcı bu dâvayı, ya ilk tahkikatın açılması hakkında sorgu hakimine bir talepname veya doğrudan doğruya mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle açar. Savcının bu suretle davayı açtığını bildiren yazısına iddianame denir. (O.T.D.S.) |
| İçerisinde 'İDDİA' geçenler |
|---|
| İDDİAEN: | İddia ederek. Doğru olduğunu söyleyerek. |
| İDDİAÎ: | İddia ile alâkalı. Şahitsiz, delilsiz ve boş söz. |
| İDDİAİYYAT: | (İddiaî. C.) İddia ile ilgili. Şahidi olmayan sözler. |
| İDDİAM: | (Diam. dan) Payanda dayamak. |
| İDDİANAME: | Müddei umuminin (savcının), iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı. (Ceza işlerinde hazırlık tahkikatının neticesi, davasının açılması için kâfi olduğu anlaşılırsa savcı bu dâvayı, ya ilk tahkikatın açılması hakkında sorgu hakimine bir talepname veya doğrudan doğruya mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle açar. Savcının bu suretle davayı açtığını bildiren yazısına iddianame denir. (O.T.D.S.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İDDİAEN : | İddia ederek. Doğru olduğunu söyleyerek. |
| İDD : | Büyük, acib şey. * Belâ, dâhiye. * Yalan. |
| ÎD : | Bayram günü. Bayram. (Gidip tekrar gelen, bir kimsede âdet olup alışılan şey. Bayram tekrar geldiği için îd denilmiştir. L.R.) |