Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İDDE: | Müddet. Zaman. Vakit. Küfüv. Hemta. Arkadaş. |
| İDDET: | Bekleme müddeti. Sayılmış. Madud. Cemaat. Hıfz. Fık: Kocasından ayrılan kadının, başkası ile evlenebilmesi için, üç defa hayız görüp temiz oluncaya kadar geçen zaman. (Kocasından boşanırsa 100 gün, kocası ölürse 130 gün.) |
| İDDET-İ EŞHÜR: | Ay hesabıyla iddet beklemek. Boşanma tarihinden itibaren hür ise üç ay, cariye ise birbuçuk ay bekler. |
| İDDET-İ HAML: | Fık: Çocuk doğurmakla biten iddet. Kocası ölen veya boşanan gebe kadının, çocuğun doğmasını beklemesi demektir. |
| İDDET-İ HAYZ: | (Bak: Hayz) |
| İDDET-İ VEFAT: | Fık: Ölüm neticesinde icab eden iddet. Kocası ölen kadın hür ise 130 gün, cariye ise 65 gün iddet bekler. |
| İçerisinde 'İDDE' geçenler | |
| BİDDE: | Derman, tâkat, güç, kuvvet. |
| CİDDEN: | Şaka olmayarak. Gerçekten. Ciddi olarak. |
| DÂR-I RİDDE: | Aslında Müslim iken sonradan irtidâd eden veya bir zaman İslâmiyeti kabul etmiş iken sonradan mürted olan şahısların hâkim bulundukları yer.(Darürridde, yani: Mürtedlerden müteşekkil bir taifenin istilâ ederek hakimiyetleri altına aldıkları yerler, bazı ahkâm itibariyle dar-ı harbden ayrılır. Meselâ: Dar-ı harb ahalisiyle musalâha akdi caiz olduğu hâlde, darürridde ahalisiyle caiz olmaz. Çünkü riddetin devamına cevaz verilemez. Şu kadar var ki, bunlar bir müddet düşünmek için mütareke talebinde bulundukları takdirde bakılır. Eğer müslümanların hakkında hayırlı görülürse bu mütarekeye muvafakat edilir. Ve eğer harb edilmesi daha muvafık görülürse bu mütarekeye muvafakat edilmez.Mütâreke kabul edildiği takdirde mukabilinde bir bedel, bir haraç alınamaz. Zirâ bu hâlde mütareke, bir akd-ı zimmete müşabih olur. Halbuki mürtedler, zimmete kabul edilemezler. Bu mütarekenin öyle iki-üç günlük, geçici bir zaman için olması icab etmez. Buna lüzumuna göre bir mühlet tayin edilir. (Ist. Fık. K.) |
| HİDDET: | Öfke. Kızgınlık. Gadab. Dargınlık. Hışım. * Keskinlik. |
| HİDDET-İ BASAR: | Görüş keskinliği. |
| HİDDET-İ HAVÂS: | Duyguların keskinliği. |
| HİDDET-İ SEYF: | Kılıç keskinliği. |
| HİDDET-İ ZEKÂ: | Akıl üstünlüğü, zekâ keskinliği. |
| HÜKÛMET-İ MÜSTEBİDDE: | İstibdatla idare olunan hükûmet. |
| İDDET: | Bekleme müddeti. * Sayılmış. Madud. * Cemaat. * Hıfz. * Fık: Kocasından ayrılan kadının, başkası ile evlenebilmesi için, üç defa hayız görüp temiz oluncaya kadar geçen zaman. (Kocasından boşanırsa 100 gün, kocası ölürse 130 gün.) |
| İDDET-İ EŞHÜR: | Ay hesabıyla iddet beklemek. Boşanma tarihinden itibaren hür ise üç ay, cariye ise birbuçuk ay bekler. |
| İDDET-İ HAML: | Fık: Çocuk doğurmakla biten iddet. Kocası ölen veya boşanan gebe kadının, çocuğun doğmasını beklemesi demektir. |
| İDDET-İ HAYZ: | (Bak: Hayz) |
| İDDET-İ VEFAT: | Fık: Ölüm neticesinde icab eden iddet. Kocası ölen kadın hür ise 130 gün, cariye ise 65 gün iddet bekler. |
| KAHR-I HİDDET: | Hiddetin ve kızgınlığın yıkıcı galebesi. |
| MİDDE: | Cerahat, irin. |
| MÜDDET-İ İDDET: | İddet müddeti. (Bak: İddet) |
| NAFAKA-İ İDDET: | Fık: Kadının iddeti içinde muhtaç olduğu nafaka. Koca, boşadığı karısını iddeti bitinceye kadar infakla mükellef olduğu için bu müddet zarfındaki nafaka hakkında bu tâbir meydana gelmiştir. |
| RİDDET: | İslâm dininden dönme. İrtidad. * Doğumdan evvel davarın memesinin süt ile dolu olması. |
| SİDDER: | Bir oyun adı. |
| ŞİDDET: | Sertlik, katılık. * Ziyadelik. * Sıkılık. * Tecvidde: Harf sükun ile ve nefesin hepsi habs olarak sakin bir halde okunduğu zaman savtın asla akmamasına denir. Şiddet iki kısma ayrılır:Şedide-i mechure : Elif, bâ, cim, dal, tı harfleri.şedide-i mehmuse : Kaf ve tâ harfleri. |
| ŞİDDET-İ TAZYİK: | Tazyik ve baskının şiddeti. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İDDET : | Bekleme müddeti. * Sayılmış. Madud. * Cemaat. * Hıfz. * Fık: Kocasından ayrılan kadının, başkası ile evlenebilmesi için, üç defa hayız görüp temiz oluncaya kadar geçen zaman. (Kocasından boşanırsa 100 gün, kocası ölürse 130 gün.) |
| İDD : | Büyük, acib şey. * Belâ, dâhiye. * Yalan. |
| ÎD : | Bayram günü. Bayram. (Gidip tekrar gelen, bir kimsede âdet olup alışılan şey. Bayram tekrar geldiği için îd denilmiştir. L.R.) |