Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İHAM: Vehme düşürmek, vehimlendirmek.
Edb: İki mânaya gelen bir kelimeden en az kullanılan mânayı bilerek kullanmak.
İHAM-I KABİH: Edeb ve terbiye dışı anlamı bilerek kullanma. Sözü edeb ve terbiyeye aykırı bir mecazî mânâya getirme.
İHAME: Çadır kurma.
İçerisinde 'İHAM' geçenler
BİHAM: Dolu, memlû.
EFÂZIL-I VÜKELÂ-YI FİHÂM: Büyük vekillerin bilgilileri.
FİHAM: (Fahîm ve fahm. C.) İtibar ve nüfuz sahibi kişiler, ulu kimseler.
İDLİHAM: Galip olmak. * İhâta edip kaplamak.
İFTİHAM: (Fehm. den) Kavrama, anlama. Fehmetme.
İHAM-I KABİH: Edeb ve terbiye dışı anlamı bilerek kullanma. Sözü edeb ve terbiyeye aykırı bir mecazî mânâya getirme.
İHAME: Çadır kurma.
İKTİHAM: Hücum ve istilâ eylemek. * Dayanmak. Tahammül etmek. Katlanmak. Güçlükleri yenmek. * Mülâhazasız bir işe başlamak. * Bir şeyi hakir addetmek.
İKTİHAMAT: (İktihâm. C.) İktihamlar, hücumlar, saldırışlar. * Tahammül etmeler, göğüs germeler.
İLTİHAM: Yaranın iyi olup ağzının kapanması, etlenerek iyileşmesi. * Muharebenin kızışması.
İNFİHAM: (Fehm. den) Anlaşılma, fehmedilme.
İSTİHAM: Ok ile fala bakma.
İTTİHAM: Suç altında bulunmak. Suçlamak. Töhmet altında olmak. Suçlandırmak. (İtham yerine de kullanılır)
İZDİHAM: Kalabalık bir yerde halkın çok birikmesinden meydana gelen sıkıntı.
KEHAM (KİHÂM): Yaşlı, ihtiyar. (Kesmez kılıca "seyf-i kihâm"; peltek lisana "lisan-ı kihâm"; ağır yürüyüşlü ata "feres-i kihâm" derler.)
LİHAM: Lehimleme. * Lehim. * (Lahm. C.) Etler.
MİHAMME: Küçük bakır ibrik.
MİHAMME: Yer süpürgesi.
SİHAM: (Sehm. C.) Oklar. * Sehimler, hisseler.
SİHAM-I KAZA: Kaza okları. * Şâir Nefi'nin eserinin ismidir.
VİHAM: (Vahim. C.) Vahim olan şeyler.
ZİHAM: Kalabalık, sıkışıklık.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İHAM-I KABİH : Edeb ve terbiye dışı anlamı bilerek kullanma. Sözü edeb ve terbiyeye aykırı bir mecazî mânâya getirme.
İHA : Sevketme, gönderme.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...