| Kelime | Anlam |
|---|
| İHTİYAT: | Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek. |
| İHTİYATEN: | İhtiyat ederek, ilerisini düşünerek. |
| İHTİYAT HAZİNESİ: | Tar: Savaş ve diğer fevkalâde masraflara karşılık olmak üzere sarayda biriktirilen paralar. Gelirleri havass-ı hümayun hâsılatı, ganimetlerin beşte biri ve başka hükümdarlardan gelen hediyelerdi. Buna "iç hazine" veya "enderun hazinesi" de denilirdi. |
| İHTİYATÎ: | İhtiyatla alâkalı. Gelecek zamana ait olan. |
| İHTİYATKÂR: | f. İhtiyatlı, ilerisini düşünen. |
| İHTİYATKÂRANE: | f. İhtiyatla, sakınganlıkla. |
| İçerisinde 'İHTİYAT' geçenler |
|---|
| İHTİYATEN: | İhtiyat ederek, ilerisini düşünerek. |
| İHTİYAT HAZİNESİ: | Tar: Savaş ve diğer fevkalâde masraflara karşılık olmak üzere sarayda biriktirilen paralar. Gelirleri havass-ı hümayun hâsılatı, ganimetlerin beşte biri ve başka hükümdarlardan gelen hediyelerdi. Buna "iç hazine" veya "enderun hazinesi" de denilirdi. |
| İHTİYATÎ: | İhtiyatla alâkalı. Gelecek zamana ait olan. |
| İHTİYATKÂR: | f. İhtiyatlı, ilerisini düşünen. |
| İHTİYATKÂRANE: | f. İhtiyatla, sakınganlıkla. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İHTİYATEN : | İhtiyat ederek, ilerisini düşünerek. |
| İHTİYAC : | Çaresiz kalıp istemek. Muhabbetle meyletmek. Acz, fakr ve yoksulluk. Zaruret hali. |
| İHTİBA' : | (Habâ. dan) İyice saklayıp gizleme. |
| İHTA' : | Yanılma veya yanıltma. * Hatâya düşürme veya düşürülme. |
| İHA : | Sevketme, gönderme. |