Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İKBAL: | Bir şeye yönelmek. Teveccüh etmek. Reddetmeyip kabul etmek. Bir şeyi birinin önüne götürmek. Baht açıklığı. Talih. Refah. İstemek. (Bak: İdbar) |
| İKBAL-İ BEŞER: | İnsanın saadeti. |
| İKBALCU: | f. İkbal ve büyüklük arayan. Onların peşinde olan. |
| İKBALMEND: | f. Bahtiyar, mutlu, saadetli, talihli. Refaha, büyük bir makama erişen. |
| İKBALPEREST: | f. Bir mevki ve makam için hırslı olan. İkbale çok hırs duyan. |
| İçerisinde 'İKBAL' geçenler | |
| BÂDE-İ İKBAL: | İkbal şarabı. Yüksek mevkide bulunmanın verdiği geçici neşe ve keyif. |
| BERÂY-I İSTİKBÂL: | Karşılamak için. |
| DEVLET Ü İKBAL: | Ulviyet ve iyi tâlih. |
| ENDİŞE-İ İSTİKBAL: | Gelecek zamanı düşünmekten gelen merak, üzüntü, keder. Geleceği düşünmek. |
| ÇEŞM-İ İSTİKBÂL-BİNÎ: | Gelecek zamanı, istikbâli gören göz. Kuvve-i kudsiye ve ferâset ve basiretle ileriyi bilen nazar. |
| HÜMÂ-Yİ İKBAL: | Devlet kuşu. * Mc: Yüksek talih, iyi uğur. |
| İKBAL-İ BEŞER: | İnsanın saadeti. |
| İKBALCU: | f. İkbal ve büyüklük arayan. Onların peşinde olan. |
| İKBALMEND: | f. Bahtiyar, mutlu, saadetli, talihli. * Refaha, büyük bir makama erişen. |
| İKBALPEREST: | f. Bir mevki ve makam için hırslı olan. İkbale çok hırs duyan. |
| İSTİKBAL: | Ati, gelecek zaman. * Karşılayış, gelen bir kimseyi karşılamak. |
| İSTİKBAL-İ KIBLE: | Kıbleye, Kâbe istikametine yönelmek. |
| İSTİKBAL-BÎN: | f. Geleceği bilen ve gören. |
| İSTİKBALEN: | Karşılayarak, karşılamak üzere. * Gelecek zamanda, ilerde. |
| İSTİKBALÎ: | Gelecek zamanla alâkalı. İstikbale mensub. |
| İSTİKBALİYYE: | Edb: Yeni gelen bir kimsenin karşılanması sebebiyle yazılan manzume. |
| METALİB-İ İSTİKBAL: | İstikbale aid istekler. Gelecek için olan arzu ve talebler. |
| MEVKİB-İ İKBAL: | Talihli kafile. |
| SAÂDET-SARAY-I İSTİKBAL: | İstikbalin saâdetli sarayı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İKBAL-İ BEŞER : | İnsanın saadeti. |
| İKBAB : | Yüzüstü düşme, kapanma. * Bir şeyin üstüne fazla düşme. Olması için aşırı derecede çalışma. |
| İKA' : | (Vuku'. dan) Vuku buldurmak. Fena bir şey yapmak. Meydana getirmek. Yetiştirmek. Düşürmek. |