Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İLH: "İlâ âhir" sözünün kısaltılmışı.
İLHA': Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet.
İLHAB: Tutuşturma, alevlendirme.
İltihaplandırma, şişirip kızartma.
İLHAD: Dinden çıkmak. Dinsizlik. Dinden dönmek. Allahın varlığına, birliğine inanmamak. İmânsızlık.
İLHAD: Zulüm yapma, eziyet etme.
İLHAF: İstemekle ısrar etme, zorlama.
İLHAH: Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek.
İLHAHAT: (İlhah. C.) Direnmeler, zorlamalar.
İLHAK: İlâve etmek, eklemek. Katmak.
İLHAM: Allah tarafından kalbe gelen mâna.(İlhamın ekserisi vasıtasız olarak kalbe gelir. İlhamın en cüz'îsi ve basiti hayvanat ilhamıdır. Sonra avâm-ı nâsın ilhamatıdır. Sonra melâikenin ilhamatıdır, sonra evliya ilhamatıdır, sonra melâike-i izam ilhamatıdır... S.) (Bak: Vahiy)(İlham, aslında bir şeyi bir defada yutmak mânasına "lehm" den if'al olup, lahzada yutturmak mânasınadır. E.T.)
İLHAM: Söverek ve hakaret ederek onur kırma.
İLHAMAT: İlhamlar. Allah tarafından kalbe gelen mânalar.
İLHAMÎ: İlham ile elde edilen ve nâil olunan. İlham ile alâkalı.
Erkek adı.
İLHAN: Tar: Cengizlilerin İran kolunun Hülâgu hanedanının hükümdarlarına verilen ünvan.
İLHANÎ: İlhanlık. İlhanla alâkalı. İlhanın idare ettiği devlet şekli, imparatorluk. Bu idareye bağlı memleketler. İlhan olma hâli.
İLHANLILAR: İlhanlılar hanedanı ve bu hanedanın idare ettiği XIII. asrın sonu ve XIV. asrın ilk yarısında yaşayan bir yakındoğu imparatorluğu.
İLHAZ: Yan bakışla bakma.
İçerisinde 'İLH' geçenler
BİLHADS: Hads ile. Son derece bir sür'at-i intikal ile. (Bak: Hads)
BİLHADSİSSÂDIK: Doğru bir hads ile. (Bak: Hads)
CİLHABE: Büyük olan şey, kebîr.
DİLHAS (DÜLÂHİS): Arslan. Çeri kimse.
EHL-İ İLHAD: f. Doğru meslek ve dinden, Hak yolundan çıkıp bâtıl yola sapan, imansızlar, dinsizler.
FİLHAKİKA: (Fi-l-hakika) Hakikatte, esasında, hakikaten, doğrusu.
FİLHAL: (Fi-l-hâl) Şimdi, hemen. * Bu halde. * Hadd-i zâtında.
HİLHAL: (C.: Helâhil) Hallacın bezi iyi dokuması. * Seyrek kalbur.
İLHA': Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet.
İLHAB: Tutuşturma, alevlendirme. * İltihaplandırma, şişirip kızartma.
İLHAD: Dinden çıkmak. Dinsizlik. Dinden dönmek. Allahın varlığına, birliğine inanmamak. İmânsızlık.
İLHAD: Zulüm yapma, eziyet etme.
İLHAF: İstemekle ısrar etme, zorlama.
İLHAH: Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek.
İLHAHAT: (İlhah. C.) Direnmeler, zorlamalar.
İLHAK: İlâve etmek, eklemek. Katmak.
İLHAM: Allah tarafından kalbe gelen mâna.(İlhamın ekserisi vasıtasız olarak kalbe gelir. İlhamın en cüz'îsi ve basiti hayvanat ilhamıdır. Sonra avâm-ı nâsın ilhamatıdır. Sonra melâikenin ilhamatıdır, sonra evliya ilhamatıdır, sonra melâike-i izam ilhamatıdır... S.) (Bak: Vahiy)(İlham, aslında bir şeyi bir defada yutmak mânasına "lehm" den if'al olup, lahzada yutturmak mânasınadır. E.T.)
İLHAM: Söverek ve hakaret ederek onur kırma.
İLHAMAT: İlhamlar. Allah tarafından kalbe gelen mânalar.
İLHAMÎ: İlham ile elde edilen ve nâil olunan. İlham ile alâkalı. * Erkek adı.
İLHAN: Tar: Cengizlilerin İran kolunun Hülâgu hanedanının hükümdarlarına verilen ünvan.
İLHANÎ: İlhanlık. İlhanla alâkalı. İlhanın idare ettiği devlet şekli, imparatorluk. Bu idareye bağlı memleketler. İlhan olma hâli.
İLHANLILAR: İlhanlılar hanedanı ve bu hanedanın idare ettiği XIII. asrın sonu ve XIV. asrın ilk yarısında yaşayan bir yakındoğu imparatorluğu.
İLHAZ: Yan bakışla bakma.
İSTİLHAK: İlhâk olmağa, katışmağa çalışma.
MAZHAR-I İLHÂM: Kendine ilhâm olunan. (Arı, hayvan ve insanlara olduğu gibi) Kalbine ilhâm gelen zât.
MENZİLHANE: f. Konak yeri. Hayvan değiştirilen yer.
MİLH: (C.: Emlâh-Milha-Milah) Tuz.
MİLHA: (Milhât) (C.: Melâhi) Eğlence, oyun, cümbüş.
MİLHA: (Milh. C.) Tuzlar.
MİLHA: Kutu. Dağarcık.
MİLHAB: (C.: Melâhib) Kesecek âlet. * Ber nesnenin kabuğunu soyacak âlet.
MİLHAFE: Bürünecek şey. Yorgan.
MİLHE: Güzel kelâm, lâtif söz.
MİLHEZ: Mürekkep karıştırmakta kullanılan bir âlet.
MİLHÎ: (Milhiye) Tuzla alâkalı. Tuzdan.
MUKABELE-İ BİLHURUF: Söz ile konuşmak ve hakikatı müdafaa etmek suretiyle karşı çıkıp mukabele etmek. (Bak: Muaraza-i bilhuruf)
SAHİLHANE: f. Yalı evi.
SEBİLHANE: f. Sebil olarak su dağıtılan yer.
SİLHEM: Bir kimsenin cisminde değişiklik olması.
TİLHAH: Devamlı olarak bir yerde durmak.
ZİLHİCCE: Hacca gitmenin içinde yapıldığı Arabi onikinci ay. Kurban bayramı, bu ayın onuncu gününe rastlar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İLHA' : Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet.
İLA : Son, nihâyet, dek, değin,...ye,...ye kadar (mânâlarına gelir, harf-i cerdir.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...