Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İLHAMAT: | İlhamlar. Allah tarafından kalbe gelen mânalar. |
| İçerisinde 'İLHAMAT' geçenler | |
| İçerisinde 'İLHAMAT' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İLHAM : | Allah tarafından kalbe gelen mâna.(İlhamın ekserisi vasıtasız olarak kalbe gelir. İlhamın en cüz'îsi ve basiti hayvanat ilhamıdır. Sonra avâm-ı nâsın ilhamatıdır. Sonra melâikenin ilhamatıdır, sonra evliya ilhamatıdır, sonra melâike-i izam ilhamatıdır... S.) (Bak: Vahiy)(İlham, aslında bir şeyi bir defada yutmak mânasına "lehm" den if'al olup, lahzada yutturmak mânasınadır. E.T.) |
| İLHA' : | Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet. |
| İLH : | "İlâ âhir" sözünün kısaltılmışı. |
| İLA : | Son, nihâyet, dek, değin,...ye,...ye kadar (mânâlarına gelir, harf-i cerdir.) |