Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İLM: (İlim) Okumakla veya görmek ve dinlemekle veya ihsan-ı Hak'la elde edilen malumat. Bilmek. İdrak etmek.(İlim, hakikatı bilmekten ibarettir. İlim, marifetten daha umumidir. Marifet, tefekkürle bilmek mânasına olmakla beraber, Cenab-ı Hakk'a nisbeti câiz olmaz. Gerek huzurî olsun (ilm-i İlâhî gibi) ve gerek husulî olsun (ilm-i ibad gibi) ve vech-i dikkat üzere bilmeye de denir. Şuur, fıtnat gibi. İlmin zıddı "cehil"dir. Marifetin zıddı ise "inkâr"dır.)
İlm-i Kelâm'da: İlim; bilmek, idrak etmek sıfatıdır. Cenab-ı Hak ilim sıfatı ile de muttasıftır. O'nun ilmi, mahlukatın ilmi gibi basit ve mahdut olmayıp, bütün kâinatı muhittir. Hiç bir şey onun ilminden gizlenemez ve haricinde kalamaz. Allah'ın ilmi mutlaktır. Allah, Alîm-i Mutlak'tır.İlim mâluma tâbidir. Yani: İlim sıfatı varlıkları icad etmez ve hâdiseleri meydana getirmez. Belki, varlıkları ve hâdiseleri bilmekle ilim olur.Cenab-ı Hak ilmi ile, olmuş ve olacak herşeyi ezelî ve ebedî olarak bilir. Böylece o eşya, ilm-i İlâhîde bilinmesiyle vücud-u ilmîye mazhardır. Fakat maddî vücutlarının icadı, kudret-i İlâhiyeye istinad eder. Yani mahlukatın maddî vücudunu ilim icad etmez, kudret icad eder. Bu itibarla malumun yani mahlukun icadı, ilme değil, kudrete tâbidir. (Bak: İrfan, Ulum)
İLM-İ ÂDÂB: Yemek, içmek, yatıp kalkmak, giyinmek, sefer gibi hâllere dair hadisler için, ilm-i hadis istılâhında kullanılan tâbirdir.
İLM-İ AHBÂR: (Bak: İlm-i hadis)
İLM-İ AHLÂK: Ahlâk bilgisi.
İLM-İ AHVÂL-İ CEVV: Meteoroloji.
İLM-İ ARZ: (İlm-ül arz) Yer bilimi. Jeoloji.
İLM-İ ÂSÂR: (Bak: İlm-i hadis)
İLM-İ BEDEN: (İlm-ül ebdân) Hekimlik bilgisi, tabâbet.
İLM-İ BEDİ': İlm-i beyânın üç bölümünden üçüncü bölümüdür ki, bediiyat da denir. Muktezâ-yı hâle uygun bir kelâmın lâfız ve mânâ bakımından daha da güzelleştirilmesinin kaidelerinden bahseder. Bu kaidelere Edebî San'atlar da denir.Her şeyin güzellik cihetlerinden bilhassa Arabi terkiblerden bahseder, kelâmın güzelliğini ve muktezâ-yı hâle mutabakatını ve vuzuh-u delâletini işitmeğe ve ruha mülâyim ve hoş gelecek surette intisak, insicam, tertib ve intizamını bildiren usul ve kaidelerin ilmidir. Cemi olarak hepsine ulum-u bedi'a dendiği gibi, İlm-i bedi' diye de söylenir. İki kısma ayrılır.1- Muhassınât-ı mâneviye : Kelâmın mânâsına ait san'atlar. Tevriye, hüsn-ü ta'lil, üslub-u hakim..gibi.2- Muhassınât-ı lâfziyye : Kelâmın lâfzına ait san'atlar. Seci', cinas gibi. (Bak: Bedi')
İLM-İ BELÂGAT: Edb: Güzel söz söyleme veya yazmayı öğreten ilim. Edebiyatın bir şubesi.
İLM-İ BEYAN: Belâgat ilminin, yâni edebiyatın, hakikat, teşbih, istiâre, mecaz, kinaye kısımlarından bahseden ilim dalıdır.
İLM-İ CİFİR: Harflerin sayı değerlerinden mânâ çıkararak elde edilen ilim. (Bak: Ebced)
İLM-İ FİTEN: Asr-ı saadetten sonra zuhur eden hâdiselere, fitnelere dâir olan hadis-i şeriflere, ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Fiten denilmektedir.
İLM-İ HADİS: (İlm-i Rivayet - İlm-i Ahbâr - İlm-i Âsâr) Resulüllah'ın (A.S.M.) akvâli (sözleri), ef'ali ve hallerine dâir ilimdir. Ehl-i hadis ıstılahında; tarihe ve siyere dâir hadis-i şeriflere bazan İlm-i Hadis-ül Halk, bazan da Sîre (Sîret) tabir edilir. (Bak: Hadis)
İLM-İ HÂL: İbadet usullerini, din kaidelerini bildiren kitap.
İLM-İ HESAB: Hesap bilgisi, aritmetik, matematik.
İLM-İ HEY'ET: Gökler ve yıldızlar ilmi. Astronomi.
İLM-İ HURUF: Gr: Harflerden mâna çıkarıp tefsir etmek ilmi. (Ebced hesabında olduğu gibi)
İLM-İ İCTİMAÎ: İçtimaî hayat ilmi. Toplu yaşayış ve cemiyet bilgisi. Sosyoloji.
İLM-İ KELÂM: Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfatlarından ve nübüvvet ve itikada ait mes'elelerinden İslâmî esaslar dairesinde bahseden ilim. Usul-üd din de denir. Bu hususlara çalışan İslâm allâmelerine "Mütekellimîn" denir.
İLM-İ KIRAAT: Usul ve kaidesine uygun olarak Kur'an-ı Kerimin okunması ilmi. Bak: (Kıraat) ve (Kıraat-ı seb'a) ve (Fenn-i kıraat)
İLM-İ LEDÜN: (Bak: Ledün)
İLM-İ MEVALİD: Tabiat, eşya ilmi. Hayvanat, nebatât ve maddelerine ait ilim.
İLM-İ NÜCUM (İLM-İ TENCİM): İlm-i Ahkâm-ı Nücum da denir. Yıldızların ahvalinden, hareketlerinden mâna çıkarmağa çalışmak ve araştırmak ilmidir.
İLM-İ RİVAYET: (Bak: İlm-i Hadis)
İLM-İ RUH: Ruh ilmi. Psikoloji.
İLM-İ TABAKAT-ÜL ARZ: Arzın tabakalarından bahseden ilim. Jeoloji.
İLM-İ TEVHİD: Allah'ın varlığı ve birliğini isbat ve izah etme ilmi.
Akaide müteallik hadis-i şeriflere ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Tevhid tabir edilir.
İLM-İ USUL: Delillerden hüküm nasıl çıkarıldığını öğreten ilim. (Usul-ü fıkıh, Usul-ü şeri'at veya hikmet-i teşriiye de denir.)
İLM-İ USUL-ÜD DİN: (Bak: İlm-i Kelâm)
İLMA: Çalma, hırsızlama, sirkat.
İLMA': Parlatma.
İşaret etme.
İLMAH: Hemen gösterip çabucak yok etme.
Bir şeyi parlatma.
Güzel simalı bir kadın veya kız, yüzünü gösterip hemen çekilme.
İLMAM: İki şey birbirine yaklaşma.
Küçük günah işleme.
İLMÎ: İlimle, bilgi ile alâkalı. İlme ait ve müteallik. Câhilce ve tetkiksizce olmayan.
İLMİYE: Fıkıh ve şeriat ilimleri, iman ve Kur'an hakikatları ve tahkiki iman dersleri ile iştigal eden zatların mensub oldukları yol. Alimlerin mesleği.
İLMİYE KIYAFETİ: İlmiye mensublarının giyiniş tarzları. İlmiye kıyafeti; şalvar, cübbe ve sarıktı. Bununla birlikte ilmiye mensublarının kıyafetlerinde bazı değişiklikler de vardı. Orta derecedekiler cübbe ile sokağa çıktıkları halde üst tabakayı teşkil eden ricâl kısmı, lata yahut biniş giyerlerdi. Ayrıca ilmiyenin, "İlmiye" maddesinde yazılı, resmi günlere mahsus kıyafetleri de vardı. (O.T.D.S.)
İLMİYE RİCALİ: İlmiye tarikinin yüksek tabakasına verilen addır. Bunun yerine "ricâl-i ilmiye" tabiri de kullanılırdı. İlmiye mensubları cübbe ile sokağa çıktıkları halde ilmiye ricali lata yahut biniş giyerlerdi.
İLMİYE RÜTBELERİ: İlmiye denilen ulema sınıfına mahsus rütbeler. Rütbeler, aşağıdan üste doğru şöyle idi: Müderrislik, kibar-ı müderrisîn, mahreç mevleviyeti, bilâd-ı hamse mevleviyeti, Haremeyn-iş şerifeyn mevleviyeti, İstanbul kadılığı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği.
İLMÜHABER: (İlm-i haber) Resmi bir daireye verilmek üzere hazırlanan ve bir adamın ahvâli hakkında bilgileri ihtiva eden kâğıt. Resmi vesika.
Para, evrak vs. teslim olunduğunu gösteren ve bunları getiren adamın eline verilen pusula.
İçerisinde 'İLM' geçenler
BİLMUKABELE: Karşılıklı. Karşılık olarak. Mukabil olarak.
BİLMÜŞAHEDE: Görmek suretiyle, görerek.(Hem Sâni-i Âlem'in nihayet cemalde olan kemal-i san'atı üzerine enzar-ı dikkati celb etmek, teşhir etmek istemesine mukabil, en yüksek bir sada ile dellallık eden; yine bilmüşâhede O Zat'tır... M.)
CENTİLMEN: ing. Kibar erkek, çelebi, görgülü kişi.
CİLM(E): Üzüm çubuğundan kestikleri değnek.
DESÂTİR-İ İLMİYE: İlmin düsturları. İlmin icab ettirdiği kaideler.
FİLMEDİNE(Tİ): (Fi-l-Medine(ti)) : Medine şehrinde.
FİLMESEL: Misaldeki gibi, meselâ.
HAL' EDİLME: Hükümdarın tahttan indirilmesi. * Boşanmış olmak. * Kovulmuş olmak.
HÂSIL-I BİLMASDAR: Hakiki müessirden hâsıl olan fiildir. Kendi sebeb ve şartlarından meydana gelen şey. Meselâ: Bir şeye vurmak, masdardır; o vurmaktan hâsıl olan ses çıkmak, hâsıl-ı bilmasdır'dır. Tüfek atarak bir adamı öldürmekte tüfek atmak fiili, masdar: adamın ölmesi ve tüfeğin sesi çıkması da hâsıl-ı bilmasdar'dır.
HİLM: Doğuştan olan huy yumuşaklığı. Şiddete tahammül. Nefsini heyecandan korumak. * Vakar. Sükûn.
HİLM-İ HİMARÎ: İfrat derecede yavaşlık, yumuşak huyluluk.
HİLMAN: Çok, kesir.
HİLMÎ: Hilm'e ait ve hilm'e bağlı.
HİLMİYYET: Yumuşaklık, yavaşlık, yumuşak huyluluk.
HOŞAFIN YAĞI KESİLMEK: Ist: Bozulmak, bir cevap bulamamak, mahcup olmak.
İLM-İ ÂDÂB: Yemek, içmek, yatıp kalkmak, giyinmek, sefer gibi hâllere dair hadisler için, ilm-i hadis istılâhında kullanılan tâbirdir.
İLM-İ AHBÂR: (Bak: İlm-i hadis)
İLM-İ AHLÂK: Ahlâk bilgisi.
İLM-İ AHVÂL-İ CEVV: Meteoroloji.
İLM-İ ARZ: (İlm-ül arz) Yer bilimi. Jeoloji.
İLM-İ ÂSÂR: (Bak: İlm-i hadis)
İLM-İ BEDEN: (İlm-ül ebdân) Hekimlik bilgisi, tabâbet.
İLM-İ BEDİ': İlm-i beyânın üç bölümünden üçüncü bölümüdür ki, bediiyat da denir. Muktezâ-yı hâle uygun bir kelâmın lâfız ve mânâ bakımından daha da güzelleştirilmesinin kaidelerinden bahseder. Bu kaidelere Edebî San'atlar da denir.Her şeyin güzellik cihetlerinden bilhassa Arabi terkiblerden bahseder, kelâmın güzelliğini ve muktezâ-yı hâle mutabakatını ve vuzuh-u delâletini işitmeğe ve ruha mülâyim ve hoş gelecek surette intisak, insicam, tertib ve intizamını bildiren usul ve kaidelerin ilmidir. Cemi olarak hepsine ulum-u bedi'a dendiği gibi, İlm-i bedi' diye de söylenir. İki kısma ayrılır.1- Muhassınât-ı mâneviye : Kelâmın mânâsına ait san'atlar. Tevriye, hüsn-ü ta'lil, üslub-u hakim..gibi.2- Muhassınât-ı lâfziyye : Kelâmın lâfzına ait san'atlar. Seci', cinas gibi. (Bak: Bedi')
İLM-İ BELÂGAT: Edb: Güzel söz söyleme veya yazmayı öğreten ilim. Edebiyatın bir şubesi.
İLM-İ BEYAN: Belâgat ilminin, yâni edebiyatın, hakikat, teşbih, istiâre, mecaz, kinaye kısımlarından bahseden ilim dalıdır.
İLM-İ CİFİR: Harflerin sayı değerlerinden mânâ çıkararak elde edilen ilim. (Bak: Ebced)
İLM-İ FİTEN: Asr-ı saadetten sonra zuhur eden hâdiselere, fitnelere dâir olan hadis-i şeriflere, ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Fiten denilmektedir.
İLM-İ HADİS: (İlm-i Rivayet - İlm-i Ahbâr - İlm-i Âsâr) Resulüllah'ın (A.S.M.) akvâli (sözleri), ef'ali ve hallerine dâir ilimdir. Ehl-i hadis ıstılahında; tarihe ve siyere dâir hadis-i şeriflere bazan İlm-i Hadis-ül Halk, bazan da Sîre (Sîret) tabir edilir. (Bak: Hadis)
İLM-İ HÂL: İbadet usullerini, din kaidelerini bildiren kitap.
İLM-İ HESAB: Hesap bilgisi, aritmetik, matematik.
İLM-İ HEY'ET: Gökler ve yıldızlar ilmi. Astronomi.
İLM-İ HURUF: Gr: Harflerden mâna çıkarıp tefsir etmek ilmi. (Ebced hesabında olduğu gibi)
İLM-İ İCTİMAÎ: İçtimaî hayat ilmi. Toplu yaşayış ve cemiyet bilgisi. Sosyoloji.
İLM-İ KELÂM: Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfatlarından ve nübüvvet ve itikada ait mes'elelerinden İslâmî esaslar dairesinde bahseden ilim. Usul-üd din de denir. Bu hususlara çalışan İslâm allâmelerine "Mütekellimîn" denir.
İLM-İ KIRAAT: Usul ve kaidesine uygun olarak Kur'an-ı Kerimin okunması ilmi. Bak: (Kıraat) ve (Kıraat-ı seb'a) ve (Fenn-i kıraat)
İLM-İ LEDÜN: (Bak: Ledün)
İLM-İ MEVALİD: Tabiat, eşya ilmi. Hayvanat, nebatât ve maddelerine ait ilim.
İLM-İ NÜCUM (İLM-İ TENCİM): İlm-i Ahkâm-ı Nücum da denir. Yıldızların ahvalinden, hareketlerinden mâna çıkarmağa çalışmak ve araştırmak ilmidir.
İLM-İ RİVAYET: (Bak: İlm-i Hadis)
İLM-İ RUH: Ruh ilmi. Psikoloji.
İLM-İ TABAKAT-ÜL ARZ: Arzın tabakalarından bahseden ilim. Jeoloji.
İLM-İ TEVHİD: Allah'ın varlığı ve birliğini isbat ve izah etme ilmi. * Akaide müteallik hadis-i şeriflere ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Tevhid tabir edilir.
İLM-İ USUL: Delillerden hüküm nasıl çıkarıldığını öğreten ilim. (Usul-ü fıkıh, Usul-ü şeri'at veya hikmet-i teşriiye de denir.)
İLM-İ USUL-ÜD DİN: (Bak: İlm-i Kelâm)
İLMA: Çalma, hırsızlama, sirkat.
İLMA': Parlatma. * İşaret etme.
İLMAH: Hemen gösterip çabucak yok etme. * Bir şeyi parlatma. * Güzel simalı bir kadın veya kız, yüzünü gösterip hemen çekilme.
İLMAM: İki şey birbirine yaklaşma. * Küçük günah işleme.
İLMÎ: İlimle, bilgi ile alâkalı. İlme ait ve müteallik. Câhilce ve tetkiksizce olmayan.
İLMİYE: Fıkıh ve şeriat ilimleri, iman ve Kur'an hakikatları ve tahkiki iman dersleri ile iştigal eden zatların mensub oldukları yol. Alimlerin mesleği.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İLM-İ ÂDÂB : Yemek, içmek, yatıp kalkmak, giyinmek, sefer gibi hâllere dair hadisler için, ilm-i hadis istılâhında kullanılan tâbirdir.
İLA : Son, nihâyet, dek, değin,...ye,...ye kadar (mânâlarına gelir, harf-i cerdir.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...