Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İMSA: | Akşama kalma. Bozma. |
| İMSAK: | Kendini tutmak. Bir şeyden el çekme. Oruca başlama zamanı. Hapsetmek. Şer'an müftirat denen şeylerden (orucu bozan şeylerden) nefsi hakikaten veya hükmen men' etmek. Yemez içmez adamın hâli. Cimrilik, hasislik, pintilik. |
| İMSAKİYE: | Ramazanda imsak vakitlerini gösteren cetvel. |
| İMSAL: | Boşuboşuna sarfetme, lüzumsuz yere harcama. Har vurup harman savurma. |
| İMSAS: | (Mass. dan) Emdirme, emdirilme. Tıb: Suda erimiş ilâcı şırınga etmek. |
| İMSAS: | Değdirmek. Elle tutmak. Meshetmek. |
| İçerisinde 'İMSA' geçenler | |
| İMSAK: | Kendini tutmak. Bir şeyden el çekme. * Oruca başlama zamanı. * Hapsetmek. * Şer'an müftirat denen şeylerden (orucu bozan şeylerden) nefsi hakikaten veya hükmen men' etmek. * Yemez içmez adamın hâli. Cimrilik, hasislik, pintilik. |
| İMSAKİYE: | Ramazanda imsak vakitlerini gösteren cetvel. |
| İMSAL: | Boşuboşuna sarfetme, lüzumsuz yere harcama. Har vurup harman savurma. |
| İMSAS: | (Mass. dan) Emdirme, emdirilme. * Tıb: Suda erimiş ilâcı şırınga etmek. |
| İMSAS: | Değdirmek. Elle tutmak. Meshetmek. |
| İSTİMSAK: | (İmsak. dan) Nefsine hâkim olma, kendini tutma. |
| İSTİMSAL: | Misal edinmek. Örnek tutmak. |
| MİMSAH: | Yalancı. |
| MİMSAHA: | Adi basacak nesne. * Yüz silecek mendil. |
| MÜHİMSAZ: | f. Mühim ve ehemmiyetli işler gören. |
| SİMSAR: | (C.: Semâsire) Komisyoncu, tellâl, aracı. |
| TECELLİ-İ TİMSAL: | Suretlerin tecellisi. |
| TİMSAL: | Resim, suret, sembol, nümune. Tasvir. Bir şeyi başka bir şeye benzetmek. Heykel.(Cam, su, hava, âlem-i misal, ruh, akıl, hayal, zaman vesâire gibi, tecelli-i timsal akislere mahal ve mazhar olan çok şeyler vardır. Maddiyat-ı kesifenin timsalleri hem münfasıl, hem ölü hükmündedirler. Çünkü asıllarına gayr oldukları gibi, asıllarının hâsiyetlerinden de mahrumdurlar. Nurânilerin timsalleri ise, asıllarıyla muttasıl ve asıllarının hâsiyetlerine mâlik ve asıllarına gayr değillerdir. Binaenaleyh Cenab-ı Hak, şemsin hararetini hayat, ziyasını şuur, ziyadaki renkleri duygu gibi yapmış olsa idi, senin elindeki âyinede temessül eden şemsin timsali seninle konuşacaktı. Çünkü o timsalinde oldukça harareti, ziyası, renkleri olurdu. Hararetiyle hayat bulurdu, ziyasiyle şuurlu olurdu. Renkleri ile de duygulu olurdu. Böyle olduktan sonra, seninle konuşabilirdi. Bu sırra binaendir ki, Resul-i Ekrem (A.S.M.) kendisine okunan bütün salâvat-ı şerifeye bir anda vâkıf olur. M.N.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İMSAK : | Kendini tutmak. Bir şeyden el çekme. * Oruca başlama zamanı. * Hapsetmek. * Şer'an müftirat denen şeylerden (orucu bozan şeylerden) nefsi hakikaten veya hükmen men' etmek. * Yemez içmez adamın hâli. Cimrilik, hasislik, pintilik. |
| İMA : | İşaret etmek. İşaretle anlatmak. İşaret. |