Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İNHA: Bir hususu resmen bildirme, tebliğ.
Bir memurun daha üst makamdaki bir memura bir maddeyi hâvi olmak üzere yazdığı kağıt.
Ulaştırma, yetiştirme.
İNHA': Vazgeçme.
Yöneltme, tevcih etme.
İNHA: f. Bu şeyler. (İşaret zamiridir.)
İNHAC: Meydanda, zâhir, açık. Belli etme.
Hayvanı yorarak solutma.
Esvabı eskitme.
İNHAF: İnceltme, zayıflatma.
İNHAK: Çok eziyet etme. Çok fazla sıkıntı verme.
İçerisinde 'İNHA' geçenler
ANHA MİNHA: Şundan bundan, şöyle böyle ederek, şu bu, öteberi.
FİNHAN: Leğen dedikleri kap.
İNHA': Vazgeçme. * Yöneltme, tevcih etme.
İNHAC: Meydanda, zâhir, açık. Belli etme. * Hayvanı yorarak solutma. * Esvabı eskitme.
İNHAF: İnceltme, zayıflatma.
İNHAK: Çok eziyet etme. Çok fazla sıkıntı verme.
İSTİNHAC: Bir kimsenin dediğine uyma. Söylediğini yapma. Yoluna gitme.
İSTİNHAS: Haberi iyice inceleme.
İSTİNHAZ: Bir kimseye bir iş için kımıldamamasını emretme.
MİNHA: (C.: Minhünn) Bundan, ondan. (Müennes hâli)
MİNHA: (C: Minah-Menâyih) Atiyye, bahşiş.
MİNHAC: Meslek. Yol. Açık ve belli yol. * f. Büyük ve işlek cadde.
MİNHAC-I HİDAYET: Doğru yol. Hidayet yolu.
MİNHAC-ÜS SÜNNET: Sünnet yolu. Sünnet caddesi. Hazret-i Peygamber'in (A.S.M.) gittiği, emrettiği şeriat yolu.
MİNHAR: Misafirperver. Misafir kabul edip ağırlayan.
MİNHAS: (C.: Menâhis) Uğursuz şey.
MİNHAT: (C.: Menâhit) Dülger rendesi. Taş veya tahta yontmada kullanılan âlet.
PİNHAN: f. Gizli, saklı, hafi, mahfi, mestur, müstetir.
TAHSİNHÂN: f. Aferin diyen. Beğenip alkışlayan.
ZİNHARHÂR: f. Sözünde durmayan adam. * Aman dileyen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İNHA' : Vazgeçme. * Yöneltme, tevcih etme.
ÎN : İri ve güzel gözlüler.İN : Yabani hayvanların barınağı, yuvası. Mağara.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...