Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İRB: (İreb) Akıl. Zihin, zekâ.
Akıllılık.
İRBA': (Ribâ. dan) Çoğaltma, artırma, fazlalaştırma.
Faize verip artırma. (Haramdır)
İRBAB: Bir yerde mukim olma. Bir mevkide devamlı olarak kalma.
İRBAH: (Ribh. den) Fayda ve kazanç elde etme.
Fâize para verme.
İRBAŞ: Ağacın yeşillenip yapraklanması.
İRBE: Akıllılık, zekâ.
Hile, oyun.
İRBİYAN: Teke, istakoz gibi deniz hayvanları.
İçerisinde 'İRB' geçenler
BİRBAS: Derin kuyu.
CİRBAN: Yaka.
CİRBET: Ekinlik, mezra.
EMİRBER: f. Subayların kıt'a ve daire dışında emirlerinde bulunan erler.
FİRBAR: Ululuk, azamet. * Ardınca gelicilik, peşinden gelmek.
HİRBA: Bukalemun denen bir hayvan. * Mc: Devamlı fikir değiştiren kimse.
HİRBİZ: (C.: Harâbize) Mecusilerin ateşinin hizmetkârı.
İRBA': (Ribâ. dan) Çoğaltma, artırma, fazlalaştırma. * Faize verip artırma. (Haramdır)
İRBAB: Bir yerde mukim olma. Bir mevkide devamlı olarak kalma.
İRBAH: (Ribh. den) Fayda ve kazanç elde etme. * Fâize para verme.
İRBAŞ: Ağacın yeşillenip yapraklanması.
İRBE: Akıllılık, zekâ. * Hile, oyun.
İRBİYAN: Teke, istakoz gibi deniz hayvanları.
İSTİRBAH: (Rıbh. den) Fâize para yatırma, fazla faizle verme.
KİRBAL: (C.: Kerâbil) Hallaç yayı. * Kalbur.
KİRBAN: Dolu kap.
KİRBAS: (C.: Kerâbis) Bez. Kumaş, keten veya pamuk bez.
KİRBASÎ: Bez satıcı kimse.
MİRBA: Ganimet malının dörtte biri.
MİRBA (MİRBÂE): Gözcülerin üstüne çıkıp baktıkları yüksek yer.
MİRBAA: Asâ, değnek, sopa.
MİRBAT: Davar bağlanacak bağ.
MİRBED: (C: Merâbid) Ev içinde olan küçük hücre (içine esvap koyarlar). * Davar ahırı. * Davar duracak yer. * Hurma kuruttukları yer.
SİHİRBÂZ: Büyü yapan, büyücü. Sâhir, neffase.
SİRB: (C.: Esrâb) Çekirge ve balık yumurtası. * Sığır sürüsü.
SİRBAL: (C.: Serâbil) Gömlek, kamis.
ŞİRB: (Şürb) İçme veya içirme nöbeti. İçmek.
TİRB: (C.: Tirâb-Etrâb) Anasından saçlı ve dişli doğan oğlan. * Yaşta diğerine eşit olan nesne. * Lezzet.
TİRBAN: (Türâb. C.) Topraklar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İRBA' : (Ribâ. dan) Çoğaltma, artırma, fazlalaştırma. * Faize verip artırma. (Haramdır)
İRA : Bağış yapma, iyilikte bulunma. * Çakmaktan ateş çıkarma. Parlama.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...