Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İRSAL-İ LİHYE: | Salak bırakma. |
| İçerisinde 'İRSAL-İ LİHYE' geçenler | |
| İçerisinde 'İRSAL-İ LİHYE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İRSAL-İ MESEL : | Konuşurken meşhur hikmetli sözleri kullanmak."Hakir olduysa millet, şanına noksan gelir sanmaYere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.""Muini zâlimin dünyada erbab-ı denâettir.Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insâfa hizmetten."(Namık Kemal) |
| İRSAL : | (Resul. den) Göndermek, gönderilmek, yollamak. * Havale kılma. * Salıvermek. Kendi haline koymak. * Sürü sahibi olmak. * Elçi gönderme. |
| İRSA' : | Mızrak gibi sivri bir şeyle dürtme. |
| İRS : | Karı ile kocadan her biri. (Bak: Irs) |
| İRA : | Bağış yapma, iyilikte bulunma. * Çakmaktan ateş çıkarma. Parlama. |