Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İSHAN: | Aslında kalınlık demek olan sihan ve sehânetten kalınlaştırmak demektir. Siklet de sehanetin lâzımı olmak itibariyle: "Falan kimseyi, hastalığı veya yarası ağırlaştırdı, yerinden kımıldatmaz etti." mânâsına "İshanehül maraz evilcerh" denilir. Harbde düşmanın esaslı kuvvetlerini iyiden iyiye vurarak, ordusunu derin ve geniş bir suretde yaralayıp, kımıldanamıyacak bir hâle koyacak derecede kat'iyyen mağlub etmeğe de ishan tâbir edilir. |
| İSHAN: | Isıtma, ısıtılma. Kızdırma veya kızdırılma. |
| İSHAN-I AYN: | Ağlatma. Göz kızartma. |
| İçerisinde 'İSHAN' geçenler | |
| İSHAN-I AYN: | Ağlatma. Göz kızartma. |
| MİSHANE: | Taş parçaladıkları nesne. |
| TİSHAN: | (C.: Tesâhin) Çizme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İSHAN-I AYN : | Ağlatma. Göz kızartma. |
| İSHAB : | Çok söylemek. * Türlü şeylerden renk değiştirmek. * Bir şeye fazla tama' etmek. * Kuyu kazıp suyu bulamamak. * Zehirlenme veya hastalıktan dolayı renk değişmesi. * Kuzu, anasını emmek. * Duvarı başı boş salıvermek. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |