Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İSTİBDA: | (İstibra') Ayırmak. Uzak etmek. Küçük abdest bozduktan sonra idrardan temizlenmek, sidik eserinin tamâmen kesilmesini beklemek. Nikâhla alınan dul bir kadının gebe olmadığına kanaat getirmek için, kadın bir âdet görünceye kadar beklemek. |
| İSTİBDA': | Bedi' ve güzel bulma. |
| İSTİBDAD: | Başlı başına olmak. Keyfî idare sistemi. Zulüm ve tahakküm. İdaresi altındakilerin istemediği şeyleri yalnız kendi keyfine göre zorla ve zulümle yaptırmaya çalışmak. Kanun ve nizamlara bağlı olmayarak, çok defa da kanun namına kanunsuzluk yaparak, keyfi hükmünü icra ettirmek. Kimseyi tanımadan kendi dediğini ve keyfi emirlerini kuvvet ve cebir kullanmak suretiyle yaptırmaya çalışmak. Allah'ı ve adaletini unutarak dinsizdarane bir zulümle hüküm ve idare etmek. |
| İSTİBDADKÂRANE: | f. İstibdad idaresi gibi. Kendi kendine, kanunları ve kimseyi tanımadan idare eder surette. |
| İSTİBDAL: | (Bidl ve Bedel. den) Değiştirmek, değiştirilmek. Bir vakfı mülk ile mübadele etmek. Birşey verip yerine başka şey istemek. Askerliği biten erlere tezkere verip yenilerini almak. |
| İSTİBDAL-İ MÜSECCEL: | Lüzumuna hükmolunduğundan dolayı nakzı caiz olmayan istibdal. |
| İçerisinde 'İSTİBDA' geçenler | |
| DEST-İ İSTİBDAD: | İstibdadın verdiği azap, istibdadın eli. |
| İSTİBDA': | Bedi' ve güzel bulma. |
| İSTİBDAD: | Başlı başına olmak. Keyfî idare sistemi. * Zulüm ve tahakküm. İdaresi altındakilerin istemediği şeyleri yalnız kendi keyfine göre zorla ve zulümle yaptırmaya çalışmak. Kanun ve nizamlara bağlı olmayarak, çok defa da kanun namına kanunsuzluk yaparak, keyfi hükmünü icra ettirmek. Kimseyi tanımadan kendi dediğini ve keyfi emirlerini kuvvet ve cebir kullanmak suretiyle yaptırmaya çalışmak. Allah'ı ve adaletini unutarak dinsizdarane bir zulümle hüküm ve idare etmek. |
| İSTİBDADKÂRANE: | f. İstibdad idaresi gibi. Kendi kendine, kanunları ve kimseyi tanımadan idare eder surette. |
| İSTİBDAL: | (Bidl ve Bedel. den) Değiştirmek, değiştirilmek. * Bir vakfı mülk ile mübadele etmek. * Birşey verip yerine başka şey istemek. * Askerliği biten erlere tezkere verip yenilerini almak. |
| İSTİBDAL-İ MÜSECCEL: | Lüzumuna hükmolunduğundan dolayı nakzı caiz olmayan istibdal. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İSTİBDA' : | Bedi' ve güzel bulma. |
| İSTİBAA : | Bir şeyi kendine sattırmağa uğraşma. |
| İSTİAB : | İçine almak. * Kaplamak. Toplamak. Tamam etmek. * Tutulmak. Zapteylemek. |
| İSTADE : | f. Ayakta durmuş. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |