Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İSTİF: | İtl. Muntazam yığın. Sıralanmış eşya. Yığma. Nizam. Sıra. Dizi. |
| İSTİFA: | Alacağını borçludan tamam olarak almak. Kabz-ı ruh etmek. |
| İSTİFA-YI KISAS: | Kısas hakkının bilfiil yerine getirilmesi. Câni hakkında kısas cezasının tatbik edilmiş olması. |
| İSTİFADE: | Faydalanmak. Faydalanmağa çalışmak. Anlayıp öğrenmek. Tahsil etmek. |
| İSTİFAKA: | Hastalıktan kurtulup iyileşme. Sarhoşluktan ayılma. |
| İSTİFALE: | Tecvidde: Bir harfin, okunduğu zaman aşağı çene tarafına düşüp üst damağa yükselmesi. Bu hâlde ağızdan çıkan harfler: "Müsta'liye" harflerinin zıddıdır. Bu harfler: "Elif, Be, Te, Se, Cim, Ha, Dal, Zel, Rı, Ze, Sin, Şın, Ayın, Fe, Kaf, Kef, Lâm, Mim, Nun, Vav, He, Yâ" dır. |
| İSTİFANAME: | f. Bir yerden ayrılıp çekilmeyi bildiren yazı. |
| İSTİFAZA: | Feyz alma, feyz bulma, feyizlenme. İlim, irfan ve mânevi zenginlik kazanma. |
| İSTİFHAM: | Sual sorup anlamak. Anlamak için sormak. Edb: Cevap istemek için değil, daha çok dikkati çekmek, hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla soru şeklinde söylemek san'atıdır. Şefkat, sevgi, hayret, kin ve nefret gibi duyguların te'siri altında vuku bulur. Meselâ:(Nerde Ertuğrul'u koynunda büyütmüş obalar?Hani Osman gibi Orhan gibi gürbüz babalar?Hani bir şanlı Süleyman Paşa, bir kanlı Selim?Ah bir Yıldırım olsun göremezsin ne elim!Hani cündileri şahin gibi ceylan kovalarKöpürür, dalgalanır, yemyeşil, engin ovalar?Hani tarihi soruldukça, mefahir söyler,Kahramanlar yetişen toprağı zengin köyler?Hani orman gibi âfâkı deşen mızraklar?Hani atlar gibi sahrayı deşen kısraklar?Mehmed Akif Ersoy) |
| İSTİFHAM-I ANİNNEFY: | Nefyi olmayan sual sormak. Meselâ: Cenab-ı Hakk'ın ruhlara: Ben Rabbiniz değil miyim? diye sorması gibi. Buna istifham-ı takrirî de denir. (Bak: Bezm) |
| İSTİFHAM-I İNKÂRÎ: | Gr: Menfî cihetle sual sormak. (İnkâr ettiğini bildirir şekilde "Olmaz" diyen birisine karşı, "Olur mu? diye sormak gibi.) |
| İSTİFHAMAT: | (İstifham. C.) İstifhamlar, sualler, sormalar. |
| İSTİFHAM EDATLARI: | Gr: Arabçada: E, men, keyfe, ma. |
| İSTİFHAMÎ: | İstifhama ait, sormağa dair. |
| İSTİFKAD: | (Fakd. den) Kaybolmuş olan bir şeyi araştırıp soruşturma. |
| İSTİFLAH: | Felah bulma, kurtulma. Maksada ulaşma. |
| İSTİFNA: | Fenaya gitmek. Yokluğa karışmak. |
| İSTİFNAN: | Cins cins ayırma. Mâhirane bölme. |
| İSTİFRA': | Başlama. |
| İSTİFRAD: | Ayırma, tek tek yapma. Yalnız tek başına. |
| İSTİFRAG: | (Ferag. dan) Kusma. Kay. Mümkün olanı sarfetmek. |
| İSTİFRAK: | Farkettirmek, ayırdetmeği istemek. |
| İSTİFRAR: | Firar etme, gizlice kaçma, savuşma. |
| İSTİFRAŞ: | Yataklık yapma. Odalık alma. Yatağa alıp beraber yatma. Haremi ile beraber yatma. |
| İSTİFRAZ: | Ayırıp tefrik etme. |
| İSTİFSAD: | (Fesâd. dan) Bir şeyin bozulmasını arzulama, fesâdını isteme. |
| İSTİFSAR: | İfade isteme. Sorma. Sorup anlama. |
| İSTİFSAR-I HÂTIR: | Hal hatır sorma. |
| İSTİFTA: | Fetva istemek. Şeriata ait bir mes'ele hakkında salâhiyetli zatlardan hakikati öğrenmek. (Bak: Fetva) |
| İSTİFTAH: | Siftah etmek. Başlamak. Açmak. |
| İSTİFZAL: | Artırma, çoğaltma, ziyadeleştirme. |
| İçerisinde 'İSTİF' geçenler | |
| İBRÂ-İ İSTİFA: | Bir kimsenin, başka birisindeki hakkını aldığına dair ikrar etmesi. |
| İSTİFA: | Alacağını borçludan tamam olarak almak. * Kabz-ı ruh etmek. |
| İSTİFA-YI KISAS: | Kısas hakkının bilfiil yerine getirilmesi. Câni hakkında kısas cezasının tatbik edilmiş olması. |
| İSTİFADE: | Faydalanmak. Faydalanmağa çalışmak. * Anlayıp öğrenmek. * Tahsil etmek. |
| İSTİFAKA: | Hastalıktan kurtulup iyileşme. * Sarhoşluktan ayılma. |
| İSTİFALE: | Tecvidde: Bir harfin, okunduğu zaman aşağı çene tarafına düşüp üst damağa yükselmesi. Bu hâlde ağızdan çıkan harfler: "Müsta'liye" harflerinin zıddıdır. Bu harfler: "Elif, Be, Te, Se, Cim, Ha, Dal, Zel, Rı, Ze, Sin, Şın, Ayın, Fe, Kaf, Kef, Lâm, Mim, Nun, Vav, He, Yâ" dır. |
| İSTİFANAME: | f. Bir yerden ayrılıp çekilmeyi bildiren yazı. |
| İSTİFAZA: | Feyz alma, feyz bulma, feyizlenme. İlim, irfan ve mânevi zenginlik kazanma. |
| İSTİFHAM: | Sual sorup anlamak. Anlamak için sormak. * Edb: Cevap istemek için değil, daha çok dikkati çekmek, hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla soru şeklinde söylemek san'atıdır. Şefkat, sevgi, hayret, kin ve nefret gibi duyguların te'siri altında vuku bulur. Meselâ:(Nerde Ertuğrul'u koynunda büyütmüş obalar?Hani Osman gibi Orhan gibi gürbüz babalar?Hani bir şanlı Süleyman Paşa, bir kanlı Selim?Ah bir Yıldırım olsun göremezsin ne elim!Hani cündileri şahin gibi ceylan kovalarKöpürür, dalgalanır, yemyeşil, engin ovalar?Hani tarihi soruldukça, mefahir söyler,Kahramanlar yetişen toprağı zengin köyler?Hani orman gibi âfâkı deşen mızraklar?Hani atlar gibi sahrayı deşen kısraklar?Mehmed Akif Ersoy) |
| İSTİFHAM-I ANİNNEFY: | Nefyi olmayan sual sormak. Meselâ: Cenab-ı Hakk'ın ruhlara: Ben Rabbiniz değil miyim? diye sorması gibi. Buna istifham-ı takrirî de denir. (Bak: Bezm) |
| İSTİFHAM-I İNKÂRÎ: | Gr: Menfî cihetle sual sormak. (İnkâr ettiğini bildirir şekilde "Olmaz" diyen birisine karşı, "Olur mu? diye sormak gibi.) |
| İSTİFHAMAT: | (İstifham. C.) İstifhamlar, sualler, sormalar. |
| İSTİFHAM EDATLARI: | Gr: Arabçada: E, men, keyfe, ma. |
| İSTİFHAMÎ: | İstifhama ait, sormağa dair. |
| İSTİFKAD: | (Fakd. den) Kaybolmuş olan bir şeyi araştırıp soruşturma. |
| İSTİFLAH: | Felah bulma, kurtulma. Maksada ulaşma. |
| İSTİFNA: | Fenaya gitmek. Yokluğa karışmak. |
| İSTİFNAN: | Cins cins ayırma. Mâhirane bölme. |
| İSTİFRA': | Başlama. |
| İSTİFRAD: | Ayırma, tek tek yapma. * Yalnız tek başına. |
| İSTİFRAG: | (Ferag. dan) Kusma. Kay. * Mümkün olanı sarfetmek. |
| İSTİFRAK: | Farkettirmek, ayırdetmeği istemek. |
| İSTİFRAR: | Firar etme, gizlice kaçma, savuşma. |
| İSTİFRAŞ: | Yataklık yapma. Odalık alma. Yatağa alıp beraber yatma. * Haremi ile beraber yatma. |
| İSTİFRAZ: | Ayırıp tefrik etme. |
| İSTİFSAD: | (Fesâd. dan) Bir şeyin bozulmasını arzulama, fesâdını isteme. |
| İSTİFSAR: | İfade isteme. Sorma. Sorup anlama. |
| İSTİFSAR-I HÂTIR: | Hal hatır sorma. |
| İSTİFTA: | Fetva istemek. Şeriata ait bir mes'ele hakkında salâhiyetli zatlardan hakikati öğrenmek. (Bak: Fetva) |
| İSTİFTAH: | Siftah etmek. Başlamak. Açmak. |
| İSTİFZAL: | Artırma, çoğaltma, ziyadeleştirme. |
| MÂ-İ İSTİFHAMİYYE: | Sual için kullanılan kelimenin başında gelir. (Mâhâzâ: Bu nedir? Mâindek: Yanındaki nedir?) suallerinde olduğu gibi. |
| SÜKÛT-İ İSTİFHAM: | İstifham sessizliği. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İSTİFA : | Alacağını borçludan tamam olarak almak. * Kabz-ı ruh etmek. |
| İSTİAB : | İçine almak. * Kaplamak. Toplamak. Tamam etmek. * Tutulmak. Zapteylemek. |
| İSTADE : | f. Ayakta durmuş. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |